
Ansizin kapini calacagim
Titreyeceksin. Cildiracaksin, inanmayacaksin
Hic tatmadigin bir duyguyu yasayacak ve yasatacaksin
Doyumsuzlugun hazzina ererken, yetememenin sancisini cekeceksin
Bir ömürü bir geceye sigdirmak nasil gösterecegim sana
O gece siyahlar beyaz olacak icinde
Terinde kaybedeceksin hicligini
Hayatin parmaklarimin ucunda oldugunu, yasmanin dudaklarimda bittigini göreceksin
Tutku ne terin terime karistiginda anlayacaksin
Sabret sevgilim gelcegim bir gece
Sen ummadgin bir anda ben gelecegim sana
Seytana satmisim ya ruhumu, seytaninOglu kim anlyacaksin

Yarasını göstermeye utanan silahşörler gibidir bazı insanlar.
Acılara gülümsemek gibi tuhaf alışkanlıkları vardır
Susarlar sadece bir iç kanamanın inceliğinde.
Ne dert yanmayı bilirler ne vazgeçmeyi.
Kadim bir çınar ağacının gölgesine benzer bakışları
Dallarında çığlık çığlığa mutluluk şarkıları bütün dillerde
Gövdesinde kırık kalplerin nasır tutmuş yontuları
Ve hep tam ortasından sayfaları çalınmış bir sevda masalı
Dili geçmiş bir zamanın aynası gibidir bazı insanlar
Koşar adım yürüyen bir ömrün en savunmasız zamanına düşen ikindi gölgesinin o ölüme benzeyen alışılmamış iç huzuru vardır her nefesinde
İşgal edilmiş bir kentin gönderinde her şeye rağmen dalgalanan bir bayrak kadar asi ve her an çalabilecek bir zafer borusu kadar emin kendinden .
Ölürüm.
Ölürüm de ellerinize bırakmam .
Kendimi gömerim der kendi ellerimle
Mihnet etmem toprağa
Savururum küllerimi rüzgara.
Yem olurum kurda kuşa böceğe
Yine, yeniden ,yeniden doğarım bir şiirin içinde

Yine bir gece vakti efkarın son demindeyim.
Son kalan şişeyide devirdim.
Uzun sohbetler ettim önce kendimle;
Sonrasında kadehimle.
Bir sen kaldın efkarlı gönlümün yareni.
Ben demlenirim efkardan sen dumanından.
Ahh! be hayat ne vardıda yalnızlıkla sınadın beni.
Bir tas çorbadan bir bardak çaydan mahrum ettin.
Şimdi olsaydı kadınım yamacımda;
Yeterki hiç konuşmasın ben bileyim yanımda.
Çayımı tazelesin.
Anlatsın eski zaman anılarımızı.
Yemek kokuları gelsin mutfaktan.
Azarlasın beni çok sigara içiyorsun be adam diye.
Soluğunu hissedeyim ensemde.
Elinin sıcaklığı değsin tenime.
Sabahları yanımda uyansın.
Ben unuttuğumda hatırlatsın.
Ahh! be hayat acelen neydi de yalnız koydun beni.
Aldın benden can damarımı.
Alışamadım onca koca yıl yokluğuna kadınımın.
İşte gün geçiriyorum öylesine.
Zemin hazırlıyorum biran önce;
Yanına gelmek için.
Yetti gayri bunca yıl ayrılığımız;
Tak etti canıma.
Bir şu meret kaldı yanımda.
O bir türlü bırakmıyor beni.
Yine bir gece vakti efkarın son demindeyim.
Benim için hayat gittiğin gün dondu.
Hiç ellemedim duvardaki saati.
Zaten sen öldüğün gün oda durdu.
Bir gramafon kaldı .
Bazen aklıma geldiğinde seni özlediğimde;
Koyuyorum bir plak.
Kalbimde ince bir sızıyla dinliyorum.
Ahh! ömrümün nihavend şarkısı;
Seni çok özlüyorum.
Yine bir gece vakti.
Yaktım bir sigara efkarımdan.
Özlemimden.
Yalnızlığımdan.
Sensizliğimden.
Hisli yalnızlar durağında gezinirken.


