
Yarasını göstermeye utanan silahşörler gibidir bazı insanlar.
Acılara gülümsemek gibi tuhaf alışkanlıkları vardır
Susarlar sadece bir iç kanamanın inceliğinde.
Ne dert yanmayı bilirler ne vazgeçmeyi.
Kadim bir çınar ağacının gölgesine benzer bakışları
Dallarında çığlık çığlığa mutluluk şarkıları bütün dillerde
Gövdesinde kırık kalplerin nasır tutmuş yontuları
Ve hep tam ortasından sayfaları çalınmış bir sevda masalı
Dili geçmiş bir zamanın aynası gibidir bazı insanlar
Koşar adım yürüyen bir ömrün en savunmasız zamanına düşen ikindi gölgesinin o ölüme benzeyen alışılmamış iç huzuru vardır her nefesinde
İşgal edilmiş bir kentin gönderinde her şeye rağmen dalgalanan bir bayrak kadar asi ve her an çalabilecek bir zafer borusu kadar emin kendinden .
Ölürüm.
Ölürüm de ellerinize bırakmam .
Kendimi gömerim der kendi ellerimle
Mihnet etmem toprağa
Savururum küllerimi rüzgara.
Yem olurum kurda kuşa böceğe
Yine, yeniden ,yeniden doğarım bir şiirin içinde
コメント