
Bir dosta,
Bir muhabbete,
Bir satır arasına,
Bir papatyaya,
Bir de hatrı hiç bitmeyen kahveye ihtiyacım var.

ben geç kalmayı hayat felsefesi haline getirmiş bir kadınım. sana da geç kaldığımın farkındayım. ama inan ki ilk kez bunu bilerek yapmadım. senin gibi bir adamın varlığından haberdar olsaydım yıllar önce doğar sana yıllar önce rastlar yıllar önce… bilmiyorum. sen ki başını dizime yaslayıp geçmişteki tüm hatalarını anlatırken sesi çatallaşan adam.seni sevmemek mümkün mü! seni bir anne şefkatiyle saramayacak kadar yorgun bir kadın olduğum için üzgünüm. üzgünüm bu kadar geciktiğim için. benden önce başka kadınların hayatına girip seni bu kadar yıpratmalarına, ağlatmalarına müsaade ettiğim için üzgünüm. donuk bakan gözlerin için üzgünüm. göğsünde bir cenin gibi kıvrılıp uyuyamayacağım her gece için de üzgünüm.


bu mesajı okuduğunuzda beden ve ruh halinizi bilemiyorum....
üzgünüm....
lakin bedeninizin çelik kadar saglam ruhunuzun yağmur sonrası güneşle raks eden tabiat kadar dingin, lunaparka giden çocuğun harçlık aldığı anki gibi sevinçli,evlat özlemi çeken bir annenin hasret bitimi gibi mutlu,galibiyet sayısını kazandırmış bir sporcu gibi coşkulu, sevdiğinin elini ilk defa tutmuş bir aşık kadar heyecanlı olmanızı dilerim,,
eger ziyaretinize gelen yoksa bilinizki sizin gibi ziyaretçi bekleyen binlerce gözü kapıda olan var...
hadi kalkın odanızdan yalnızlığı pencereden bakmakla atamazsınız...
bir kapıyı çalın...
yalnızlığı degil mutluluğu paylaşın...
o an göreceksinizki yalnız degilsiniz..
yalnız olan yalnız siz degilsiniz...
bir kapıyı çalmaya cesareti olmayanlardır yalnızım diyenler

Hüzünlenince sen, sonbahar oluyor mevsim
Üşüyorum...
Sağanaklar başlıyor sen ağlayınca
Islanıyorum...
Ne olur, ne olur gülümse
Baharı özledim...

Umut dağlarıma, fırtına ekenlere
Gönül dolusu bir ahım var benim.
Emeğimi, inada kurban edenlere
Yürek yakan bir ahım var benim.



Çok hastayım ateşim var yorgunum bedenim Titrek Titrek etlerim kemiklerim'den sökülüyor sanki
Sanki yetmiş yaşında bir ihtiyarım
Veeee
o kadar düşünceli dostlarım varki;
ben aramazsam yazmazsam hiç rahatsız etmezler..

En amansız dertlere derman gibi
Hadi gel
Dudağımda son Sigaramın filtresi gibi
Hadi gel
Gecemi bölen çığlıklarda yapayalnızım
Hadi gel
Çaresizliğin çıkmaz sokaklarındayım
Hadi gel

Diyelim ki ben bir akintiyim
Beyaz kopuklerimle sevdana kosan
Dilimde bir ask miriltisi
Gelgitlerimde sana sarkilar soyleyen
Maviligimden bir parca birakip donecegim
Donecegim kendi derinliklerime
Hayir der misin bu mavi aska

Senin olmadığın
Zamanlarda
Yanaklarımdan yaşlar süzülüyor ve ben burnum akıyormuş gibi davraniyorum her defasinda.
Herkesler de inanıyor
Hele mevsimde kış sa

Gece ve sen
Ne çok beziyorsunuz birbirinize
Ben ikinizden öğrendim
Yazdığım şiirlerin içinde uyumayı
Ve ben sizden öğrendim
Sessiz kelimelerden
cümleler kurmayı

Kimbilir hangi şehrin ışıkları altında kanatlanıyor ruhun aşka kimbilir.
Biri çıkar da merhem olur diyerek bu yaraya nasıl yanılıyorsun kimbilir.

Hayat İşte. Siz Onun Yokluğuyla Savaşırken ,
Kim Bilir O Kimin Varlığıyla Sevişiyor . . !

Ya
Sociable
Ne düşünüyorsun
diye
durup durup sorma
Söylenmeyecek
şeyler anlatılmayacak
düşünceler var işte
Aldatılmış kandırılmış vs vs vs
Var işte sus
bir daha sorma

Aptal biriyim
ben
Suçlu kim
sence
sus şair sus
Hala anlamında
suç sende
Hata sende
Aldatılmayı
da
hazmedeceksin
kandırılmayıda
Hazmedeceksin
Sus artık sus
anlamadınmı hala
Kendin ettin
kendin buldun
işte

Sen giderken, geri döneceğim dedin
Ben de hala bekliyorum
Sanki bugün gelecek gibisin

Sık Can'ımı
Öyle Güzel bakma bana
Mutlu görünme
Can'ım yanıyor
Saçlarını savurma ne olur
Rüzgara verme
Kokun geliyor
Can'ım yanıyor
İhtiyacım var gel
Der gibi bakma bana
Can'ım yanıyor
İçim sıkılıyor
Yapma

Gecenin en siyahinda,
umudun bittigi yerdeyim..
köseyi dönsem ölüm..
düz gitsem hayat..
gölgeler içindeyim

Bazen
ufacık kutunun içindeki
inci tanesinde,
Bazen
tünelin ucundaki
o sonsuz ışıkta saklıdır..
Umut
Ve ben umut ediyorum hala

ey yüzüne hasret kaldığım mavi,
o turuncudan düşme bakışlarını,
sonsuza denk,düşecek şekilde
gel! gözlerime devrimler gibi yık.
bilirsin beni,
yıkıntılar arasından bile seçerim
senin nazende yüreğini
büyük dağlar gibisin karşımda
ama bilirim seni
içindeki incelmiş hisleri
kırılmış yanlarını
ağrıyan tarafını
görürüm seni gözlerinde.
çocuk tarafını,
ağlayan harflerini
küsen darılan huylarını
okurum seni
milyon yıllık yoldan.
ellerini bilirim mesela
öyle karışımsız toprak gibidir
hani ne eksen bire yüz verir berekette tir.
mesela sonra o gülüşünü izlerim,
uzak yollardan
düşsüz rüyalardan
batımsız akşamlardan
gelmeyen gündüzlerden
güzelden öte sıcaktır gülüşün
savaşın ortasında sakinliğini yeni bulmuş gibidir.
bakanı uysallaştırır.
kirpiğin kaşına değemiyor sevgilim
istersen sol kaşının üzerindeki o ince nişana sor.
seni özlemenin neresindeyim,bakmıyorum artık
nede olsa ellerine değen kadar değilim.
şimdi suskun bir acının ortasına bağdaş kur
rüzgarın sesini al yanına
gecenin secdesini sür alnına
ve ayın gölgesi bir an saklaya bilir
billur gözlerinden yanağına süzülen
her damla hazineyi.
sen,bilme yine
özledim seni.

bakmak istemediklerine gözlerini kapatabilirsin,
ama hissetmek istemediklerine kalbini kapatamıyırsun
İşte



gidiyor musun
gitme
ayağıma dolaşacakmış gibi oluyor yeryüzü
ve bil ki
nefesim duracakmış gibi oluyor
oysa ne çok yakıştırırlardı bizi
ne kadar uygun biri diğerine derlerdi
hani sen hep söylerdin ya
sana bir tek gülmeyi diliyorum
başka hiç bişeyi değil
çünkü sana en çok bu yakışıyor derdin
hatta benden de fazla
haberin olsun
beni üzen bişeye dönüşürken yüzün
seni alacak bütün istasyonları
ve araçları yok edesim var bu gün

Bir an
Fotoğraf larına
Yorumlarına
Birinin baktığını gördüm
ÜZüldüm
Sıkıldım
Utandım
Kıskandım
Bir an la kalmayacak
Hep Aklımda kalacak
Bilesin

son..
Hoyrat zamanların akışı yıldırıyor soluksuz yüreğimi
yalnızlıkların zifir sancıları tamamlıyor beyhude düşlerimi
son sabahındayım zemheri sessizliğimin.
son hicranısın yitik kentimin
son aldanışısın çocuk yüreğimin
sesini duyar gibi oluyorum umut serpiliyor bütün hücrelerime
umutlar yeşeriyor hazan mevsimde
çocukluğumun kırk dökük masalları çınlıyor kulaklarımda
bezendirilmiş hayatı seyre kalıyorum.

İyiyim ben.
Biraz üzüldüm sadece,
ağlarsam hepsi geçecek.
Kalbim kırıldı,
buruk bir sevinç öldü içimde,
ama ben iyiyim.
Dokunamadığım, göremediğim, nasıl dindireceğimi bilmediğim bir acı taşıyorum bu sıralar yüreğimde.
Biraz yalnızlık, biraz hüzün, biraz terk edilmişlik
bir ağırlık var üzerimde.
Kahretsin ki iyiyim ben, ve hâlâ nefes alıyorum . . !

Tırnaklarım kırılıyor ey hayat..
Tutunmaya çalıştıkça duvarlarına.

Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.
Ben de öyle.
Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.
Kılığıma kıyafetime…
Çorapsız da basıyorum artık yere.
Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.
Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de.
Takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime.
Çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene.
Olur biter
Geçer gider.
Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
Olup bitmeyen,
Geçip gitmeyen.
Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama
Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna,
Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana…
ben eski ben değilim...

BELKİ bir günaydınla aydınlanır gününüz BELKİ bir kelimeyle çoğalır gülüşünüz
BELKİ bir parça mutluluk takılır gözlerinize BELKİ bir başka türlü bakarsınız yaşamın tadına BELKİ bugün bir başka gülücük yansır dudaklarınıza
BELKİ umuda hoş geldin derken umutsuzluğa yasak koyarsınız BELKİ bir barış şarkısı takılır aklınıza BELKİ bir bebeğin ellerine tutunup pembe bir bulutla oynarsınız bugün
BELKİ de sizden fazla olan o güzel gülücüklerinizden sizi sevenlere dağıtırsınız bugün ayırt etmeden kimseyi
GÜNAYDIN

Farzet ki bir ruzgarim
Bir anlik serinlik icin caldim kapini
Teninde yasamak icin duslerimi
Ben ruzgar gibi geldim sana
Hayir der misin bu dussel esintiye
Diyelim ki ben bir akintiyim
Beyaz kopuklerimle sevdana kosan
Dilimde bir ask miriltisi
Gelgitlerimde sana sarkilar soyleyen
Maviligimden bir parca birakip donecegim
Donecegim kendi derinliklerime
Hayir der misin bu mavi aska
Farzet mi ben ulu agacim
Gunes en tepede
Golgemle bir anlik serinlik icin varim
Biraz sonra gunes kayacak en tepeden
Yine gunes vuracak sicagini
Ben duslerinde bir tatli serinlik
Bir damlalik uyku olarak kalacagim
Hayir der misin kollarimda bir anlik uykuya
Diyelim ki ilkbaharım Diyelim ki cicek acacak tenin degisimle
Diyelim ki oyunlar oynayacak yuregin
Kucuk bir cocuk gulumsemesi ile
Yinede Hayir der misin
bahari sunan sevdama

Ey Sevdiğim ama dokunamadığım çiçek,
Kulaç attığım dalgalara sıkıştı haykırışım.
Gitmeyi öğrettiler bana, kalmak nasıldır..?
Nasıldır bir göğüste endişesiz uyumak..?
Yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum,
Söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak

o kadar düşünceli dostlarım varki;
ben aramazsam hiç rahatsız etmezler..