
AYNA YANSIMALARI
Rabbim öyle bir düzen yaratmış ki ; her şey bir denge üzerine kurulu. Bunu ilmen (bazı kesimler kabul etmesede ) bütün herkes kabul etmiştir.
Bir gerçek var. Kutupların çekim gücü. Zıt kutuplar her anlamda birbirini çeker, birbirine dokunur, yük paylaşımı yapıp yükü eşitler...Ancak aynı oranda yüklü maddeler oldukları için bir süre sonra birbirlerini iterler.
Zıt kişiliklerde birbirini çeker. İnsanın doğasında kendinde olmayanın peşinde koşma dürtüsü vardır.
Sebebide , yaradılış gereği her erkeğin ruhunda bir kadın, her kadının ruhundada az da olsa bir erkek bulunur. Ve bu ruhtaki küçük renkler birbirini çeker.
İlk başta tam tersi gibi görünen bazı nitelikler insanı gerçekten etkiliyor. Çekingen ve içe dönük bir kişinin karizmatik diye niteleleyebileceğimiz bir kişiden aşırı etkilenmesi , yada sert mizaçlı olan bir kişinin sakin bir kişilik ile karşılaşıp sakinliği öğrenmesi gibi karşı konulmaz duyguların kişiler arasında bir çekim yarattığı kaçınamayacağımız bir gerçektir.
Karşı karakterlerin birbirine yarattığı merak duygusu, kişiye günümüzdeki tabirle elektrik aldım hissi vermektedir. Ancak önemli olan zıt kutupların çekim özelliğinden ziyade, oluşan bu ruhsal çekim alanının kalıcı olması gerçeğidir.
Toplumumuzda yanlış bilinen zıt sözcüğü bir durumun yada olgunun olumsuzu değil, tamamı ile karşıt durumudur. ( iyimser/kötümser, aktif/pasif ve yüzlerce arttırabileceğimiz örnekler..) Teoride zıt olan bu karşıtlıklar gerçek yaşamda " olumsuz " olarak algılanmaktadır.
İnsanoğlu gerçek yaşamda hep uygulamak isteyipte uygulayamadığı davranış bütünlükleri ile karşılaştığında mutlu olur ve karşı taraftanda kendisine aynı yakınlaşma gösterilirse daha mutlu olur. Heleki bir ilişki başlarsa insanlar uçuşa geçmiş gibi olurlar.
Ama esas dikkat edilmesi gereken bu zıt karakterlerin yarattığı çekim devam eder mi ?
İlişkinin ilk başlarında kimse karşısındaki karakterin nereden geldiğini ve ne konuştuğunu sorgulamaz. Ancak bir ilişkinin olmazsa olmazı olan sağlıklı iletişim ileride olmazsa , insanlarda zıt dünyadan gelen tutkuyu yıllarca taşımak ve beslemekte çok zorlanırlar. Ağızdan bildik kelimeler dökülmeye başlar....Ayrı dünyaların insanıyız...Aynı dili konuşmuyoruz.
İlişkilerde dikkat etmemiz gereken galiba biz baştan karşımızdaki insanlara aşırı vaatler veriyoruz. İleride bu vaatleri yapamayıncada karşı tarafa zulüm etmiş oluyoruz. Aslında vaat vermeyip fazlasını yapınca ihsan olabileceğini bir anlayabilsek.
Birbirimize sevgi gösterme şekillerimiz farklı olabilir ancak hürriyetleri kısıtlamadan...
Basit bir örnek bir tarlanız var.Burası sizin mülkünüz , ister sebze dikin ister meyve ağaçları dikin. Yahut nadasada bırakabilirsiniz. Yada isterseniz arpa, buğday ekin. İşte Hürriyetin ve mülkiyetin esprisi budur. Ama ne zaman ki komşu tarlasına,bağına bahçesine müdahele ederseniz bu hak çiğnemektir ve zulümdür. Unutmamamız gereken her mevcut ne varsa bu dünyada mülkiyet Yüce Allahındır. Bizim eşimizde olsa, kimsenin hürriyetine müdahele hakkımız ve onu yargılama hakkımız yoktur.
Eşler arasında tabikide tartışmalar, tatsızlıklar olacaktır. Keşke hiç olmasa...Ama burası cennet değil bizlerde melek değiliz. İmtihan dünyasındayız ve Şeytan gibi bir gerçek var. Yani Şeytan Allahın hoşuna gidecek olan durumları insanların arasına nifak sokarak, huzursuzluk yaratarak bozmaya çalışır. Tartışmalarda bile haddi aşan sözler için insanı tahrik eder , isyan ve zulüm çıkarır. Sonrada yıkılan yuvaları ve perişan çocukları görüp güler.
Resullullah buyurur ki :
İblis tahtını suyun üstüne kurar ve yardımcılarına sorar. Ne yaptınız ?
Birisi şöyle şöyle yaptım der. Şeytan seninki o kadar önemli bir şey değil der. Diğeri gelip ben karı kocanın arası iyice açılana dek onları rahat bırakmadım der. İblis bu yardımcısını takdir eder ve kendine yakınlaştırır.
Nefsi Emmare , hiç iyilik yapmak istemez. Hep kötülük yapmak ister. Kendisine ve başkalarına zararlı olan şeyleri ister. Haramların hepsi nefsin gıdasıdır. Nefs kuvvetlendikçe iman ile resmen dalga geçer.
Şunları iyi bilmeliyiz...
Eşlerimiz kesinlikle günahsız, kusursuz ve mükemmel değildir. Baştan eşimizin hatasını görünce affetmem ve cezalandırırım diye kendimizi şartlandırmamalıyız. İnsanoğlunun en büyük hatalarından biri eşlerini ilk başlarda kusursuz görmelerindendir. Öyle bir şey olamaz çünkü insan beşerdir. Ve affedilme liyakatı vardır.
Kusur ne olursa olsun eşlerin birbirini affetmemesi zulümdür.
Eşlerimiz bir kusur işlediğinde şevkatle yaklaşalım , kınamakla değil.
Sağlam bir hadis paylaşalım...
Peygamber Efendimizin eşi Hz Aişe ye münafıklar uzunca bir süre iftira etmişlerdir. Peygamber Efendimiz ise sadece dinleyip Hz Aişe ye demiştir ki :
Sen temiz isen insanların gözünde Allah seni zaten temize çıkarır ama günah işlediysen Allaha tövbe et çünkü yargılayıcı olan O dur...der.
Kesinlikle eşler birbirlerine, söylentilere kapılıp savunma hakkı vermekten kaçınmamalıdır.
İnsanların günümüzde gerçekten çok dikkatli olması gerekmektedir. Güçlü olmak gerekir. Güçlü insan diğer insanları her anlamda yenen değil nefsini yenebilendir.

Comments
Dilek
size kendimden bir örnek vermek istiyorum...eşim çok hoşgörülü rahat ve panik yapmayan biridir, hiç bir gün beni olumsuz eleştirmemiştir..eleştirse bile bunu son derece saygılı ve sesini yükseltmeden yapmıstır..ben ise haksızlığa gelemem sahiplenici ve dominant bir yapiya sahibim..sesimi de oldukça yükseltirdim 15 yıl öncesine kadar zorlayarak söyleyerek fazlasıyla her davranışı eleştirerek bir şeyleri yaptırabileceğimi düşünürdüm gerek eşime gerek oğluma...kesin çizgilerim vardı..çok esnek degildim kısaca..şimdi ise bana ayna olan eşim de ne kadar eksiğim olduğunu gösterdi bana..daha doğrusu ben bunu farkettim nihayet..benim bütün eksilerim onda artı olarak vardı...ve ben artık son derece hoş görülü asla hiç bir seyi dayatmayan ..herkesin düşünce ve davranışını esneklikle karşılayan, söyleyerek öğretmek yerine örnek olarak eksilerimi artıya çevirmeyi başardım..çok şükür bana bunu farkettiren Rabbime..ve daha farkettiğim onlarca şeye..
Umut
Huzur güzel bir duygu değil mi
Dilek
Sağlıkdan sonra Huzur en büyük mutluluk diyebilirim..
Umut
Huzurda o da var 🙂
Dilek
👍👍😊
Umut
eksileri artı yaparken vesile olan oldu mu
Dilek
okuduğum kitaplar takip ettiğim alimler veliler nasıl bakmam konusun da fazlasıyla vesile oldu..Allah onlardan razı olsun..
Umut
Amin ... Rakamlar yetmez aminlere
Dilek
kesinlikle..