
İnsanları dinlendiren yerler vardır...
Uzun müddet martıları seyrettim. Sonra kışın esir aldığı İstanbul un gri renkler arasında kaybolan tebessümünü aradım. Titreten soğuğa esir düşmemek için hızlı adımlarla yürüdüm. Dragos ta kayalara vuran denizin tonları, ağaçların yaprakları şehri terk edeli çok olmuştu. Kış , insanı yanılgıya düşüren bahara gebe bir mevsimdi. Aylar geçiyordu. Güzün hüznüne nazireler yaparken , takvimler cömertçe dökülmüş kaderimize yazılıyordu. Şehir, kendini büyülü kılan yalnızlıkları beslerken, kalabalıkları yutuyordu. Adalara nazır yalnızlıkta, İstanbul un makyajsız yüzüne bakıyordum. Gözleri yorgun ama güzel , çizgileri derin fakat kendine has bir havadaydı....
Her gün tazelenirdi İstanbul. Çehresine bilmiş edasını yerleştirip, gülüşlerini kendine uzun uzun bakmayı bilenlere hediye ederdi....
Sonra bir banka oturdum. Yalnızlığı iyi bilenlere güzel kareler sunan şehrin koşuşturmasına kapılıp denizin kenarında bir nokta olana dek yürüdüm. Düşününce , melankoliyi çağıran havaların yalnızlığı çok sevdiğini anladım...
Hayal gücünün sınır bilmez iklimlerine vardım. Güneş ve çiçekler , yağmur ve toprak kokusu hepsi biraradaydı. Bir dala sırayla dizilmiş kuşlar , bisikletini süren genç, öğlen yürüyüşünde yaşlı bir teyze. Etrafa umudun fotoğraflarını serptim.
Bir çok gülümseyen insan, bir park dolusu çocuk ve göğe değen cıvıl cıvıl sesler...Mutluluktan bir dairenin içine aldım kendimi.
Geceye varan güneşleri , sabaha bakan ayları düşünüp ruhumda çalınan ezgileri söyledim..

Comentários
Dilek
Takdire şayan bir tespit👏👍
Umut
Ama gerçekten öyle
Aslı
çok güzel di okurken yaşadım sanki 👍👍👍
Umut
Arada ayaklarım izin verdiği sürece bende yürümeye çalışıyorum.Teşekkür ederim.
Aslı
yürümek güzeldir ☺️👍
Umut
Eyvallah
Umut
Nefesimiz ve ayaklarımız izin verdikçe...