
Paylaşımlarıma yorum yazacaksanız, paylaşılan konuyla ilgili yorum yazmanız önemle rica olunur.
“Merhaba”, “Günaydın”, Nasılsın” v.s. gibi yorumlara alerjim var. Bunlara Cevap beklemeyin.

Konumuz: Zenginler ve Fakirler.
Bir zamanlar parayı önemsemeyen biriydim. Varsa çar çur yapıp harcıyordum. Yoksa da sorun değildi. Daha çok zeka, akıl, espri yeteneği gibi unsurlar dikkattimi çekiyordu. Zengin olmayı hiç heves etmiyordum. Olduğum halimle mutlu olabiliyordum. Ha, hiç mi mutsuz olmuyordum? Oluyordum tabi ki. Mutsuz da oluyordum, fakat maddiyatla alakalı değildi mutsuzluklarım.
Gel gelelim günümüze. Değiştim ben. Benimle birlikte düşüncelerim de değişti. Fakirler de, zenginler de hem mutlu, hem mutsuz oluyorlar. Hatta, muhtemelen aynı orantıda. Fakat akdeniz ortasında koskocaman yatımda kahvemi yudumlayarak bir şeylere üzülmek, kuytu kenar mahalledeki çatısı delik gecekonduda üzülmekten daha hoş be abi…
Fakat vakit çok geç artık. Geç gelmiş bu bilinç bana.


Bir ben varım, bir de ben. Ve bunların barışık halleri hiç olmuyor…Biri çocuk, diğeri yetşkin gibi, sanki kuşak çatışması yaşarlar. Ve nedense hep yetişkin olanı kazanır. Bunları barıştıracak üçüncü bir ben olsaydı nasıl olurdu acaba..Ya da belki işler daha çok sarpa sarardı. Böyle işte.


DEPRESYON nedir bilir misiniz?
Bu ruh haline eşlik eden başlıca belirtiler karamsarlık, halsizlik, çaresizlik ve hayattan zevk alamamadır. Depresyondaki kişi kendisini değersiz hisseder, yaptığı hiçbir şeyde başarı gösteremediğini düşünür, kendisine olan güvenini yitirmiştir, çoğu zaman başarılarının da şans eseri olduğunu düşünmektedir. Kişi geleceğe ilişkin ümitsizlik hisseder.


Yeni yaşım kutlu olsun:))





Heeey, nerdesin beni kaldırabilecek adam? 😂




Kafe, restoran WC’lerinde fotoğraf çekip paylaşan kadınlar ne ima etmeye çalışıyorlar acaba?😂😂
Şu anda bu paylaşımımla hemcinslerimi gömdüğümün farkındayım. Ama doğruya doğru, bu zamana kadar bir tane bile erkeğin WC’deki ayna karşısında çekip paylaşytığı fotoya rastlamadım. 😎


Acı gerçekler :)



Leyla & Mecnun
Romeo & Juliet
Aslı & Kerem
Ferhat & Şirin
Sen & Ben


Bu oyunların bir anlamı olmalı…😎


Dürüstlüğü ile kendi bcağına balta vuran mı desek?:))



Yeni modaymış.
Her şey- siz erkekkeri etkilemek için. 😂😂


Biz niye bütün gün boş boş oyun oynuyoruz? Böyle devam ederse ne olacak bu memleketin hali? 😎😇🤔


Türk futbolunun geleceği içinse-tamam 😂


Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsem bıyık.. ne kadar da sık başımıza gelen bir gerçek..



Bu gibi sosyal mecralarda albenili fotoğraf ekleyenlerin amacı ne? Birileri tarafından alınmak mı? 😂
Tabi ki vesikalık foto eklemek saçma olur.:))
Ama dudakları büzüştürüp, dumanlı dumanlı bakışlı fotolar resmen “gel al beni” demiyor mu?🙃🙃
Peki alanlar oluyor mu? Alınca memnun kalınıyor mu? Trendyol’un insan seçme versiyonu gibi mi? 🤣🤣
Erkeklere soruyorum: gerçekten büzüşen dudaklara göre mi seçiyorsunuz karşı cinsten birini? 😂😂


size sizin gibiler yaklaşır. Çünkü İnsan kendine benzerleri mıknatıs gibi çeker.


Bir kızın başında sadece 3 tel saç varmış. Dışarı çıkmak için hazırlanıyormuş. Önce saçlarını örmeye karar vermiş. Örmüş, vazgeçmiş, açmış örülü saçını. Açarken bir tel kopmuş. Neyse, at kuyruğu yaparım, demiş ve lastikli tokayla at kuyruğu yapmış. Bunu da beğenmemiş. Çıkartmış tokayı. Çıkartırken bir tel saç daha kopmuş. Neyseki örülmemiş ve toplanmamış saç bana daha çok yakışıyor diye rüzgarda tek tel saçını savura savura çıkmış…
Devamını getirebilirsiniz:)

Cinsiyeti farketmeksizin evlilere sesleniyorum:
Eşinizin burada oyun oynayıp karşı cinsle sohbet ettiğini öğrenirseniz ne hissedersiniz? Tepkiniz ne olur?
Yargılamıyorum sizleri. Merakımdan soruyurum.




İnsanlar bilinçaltında kendilerine benzeyen, kendi fikirlerini onaylayacak olan insanları arar, seçer ve kendilerine yaklaştırırlar. Bazen yüzeysel olarak zıt gözüken çiftler veya arkadaşlıklar görebiliyoruz. Emin olun, onların da temel altyapısında esas direk amacını taşıyan ortak huyları ve fikirleri vardır.
Kendimize benzeyenleri aramızdan bazıları çok kolay tanırken, diğer çoğunluk zorla tanıyor. Kolayca tanıyanlar iç güdüleri daha hassas olup, o iç güdüye kulak verenlerdir. Zor tanıyanlar ise kendi iç sesini duymakta ve anlamakta zorlananlardır.