
Altıncı Koğuş kitabı insanın akıl ve delilik arasında gidip gelen ruh halini en çıplak haliyle anlatıyor. Okurken bir hastanenin duvarlarının içinde değil sanki insanlığın vicdanında dolaşıyormuş gibi hissediyorsun. Çehov burada sadece bir akıl hastanesini değil toplumun çürümüş düzenini insanların kayıtsızlığını ve normal denilen o tehlikeli kalıbı sorguluyor.


"Bana acıyla ilişkini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim!"
diye başladığı kitapta öyle çok not tutmuşum ki 70 sayfalık bir kitap olduğuna inanamazsınız. Ve devamında;
"kendi ruhumuzu tedaviyle uğraşırken sosyal çarpıklıklarla yol açan toplumsal ilişkileri gözden kaçırırız."
diyerek devam edip
"Acı ancak gerçek bir aidiyetin tehdit altında olduğu yerde belirir. Yani acı olmadığında körüzdür, hakikate ve bilgiye ulaşamayız: koptuklarında acı veren bağlar hakikidir, et haline gelmiştir. İnsan acı çektiği durumda gerçekten mevcuttur, orada -bilerek ya da bilmeyerek- sevmiştir de. Böylece dünyanın örgüsüne göz atmış oluruz: Varlık nerede acı çekebiliyorsa orada gerçekten örgünün içindedir, sadece mekanik ve mekânsal bir yan yanalık değil gerçek, yani canlı bir birliktelik söz konusudur orada."
diyip sona doğru yaklaşıyor...
öneririm okuyun mutlaka


burası ne tuhaf bi hal almış böyle?

bu gün yine meşhur olmuşum 🙄


HATIRLATMA.
polisin görevi suçlulara ceza vermek değil, sağlıklı bir şekilde savcılığa teslim etmektir.

siyahta oynuyorsam c5 beyazda oynuyorsam b4 ile başlıyorum diğer türlü oyun çok ezbere gidiyor ona göre hazırlanın (polish varyatı yada sicilya)

meydan okuma isteklerini neden kapattığımı şimdi hatırladım. maça başlayıp yenilgiye yakın engelleyenler yüzünden...

kimi profiller g*t/meme var uyarısıyla açılmalı 🙄

simit çalarken yakalanmışım🙄


buda böyle bahardan kalma fotoğraf


aylar sonra uygulamaya giriyorum satranç oynamak için ve karşıma ilk senin kara kıllı bacak aran çıkıyor ablacım ben bunu görmek zorunda mıyım? yada sen libido katili olmak zorunda mısın?

Yaz gelsin korona bitsin ama artık


Çoook derin düşünceler
