
Adımdan, yaşımdan daha başka şeyler yazmak istiyorum ben kendini anlatırken. Çünkü ”Hadi bize kendini tanıt” denildiğinde, ”Adım şu, yaşım da bu, şuralıyım” dan öteye gidememek komik bir şey bence. Ya da ben insanların içlerini öğrenmeyi daha çok istiyorum. Yine de ”kendi halinde insan” tanımına uyanlardanım. Kendi halinde insanın da çeşitleri mevcuttur. Hemen akla tek bir tip gelmesin. Ben hangi tipteyim, şimdi ona gelelim.
Ben herhangi bir tipine giremedim henüz. Olmadı yani. ”Ay o mu, o çok şeydir!” dedirtemedim kendime. Bir gün ”Çok şeydir” diyen, diğer gün ”Ay hiç de öyle değil, asıl şöyle şöyle bir insan” diyebiliyor. Davranışlarımın tutarsızlığından mıdır yoksa içimde bir sürü insanla beraber yaşadığımdan mıdır bilinmez ama öyle.
Ya da insanına göre davrandığım içindir. Beni tanıyan bütün insanları bir odaya atsak, hepsi başka başka şeyler diyebilir:
- Çok düşünceli biri o.
-Çok hassas, ben bu kadar sulu göz insan görmedim. Nasıl alıngan!
-Çok soğukkanlı, yüzünde mimik göremezsin o derece.
-Çok komik, beni öldürüyor gülmekten bazen.
-Çok sinirli, durduk yere nasıl patlıyor. Hiç sevmem, hiç.
-Çok sessiz, sakin. Nefes aldığını duymazsın.
-Çok utangaç. Hemen kızarır yanakları. En ufak iltifat etsen bilemez ne diyeceğini, ezilip büzülüverir bir anda.
-Çok aptal. Hep aynı hataları tekrar eder. Ne kadar uyarırsan uyar, değişmez.
…
Daha bir sürü şey.
Bu şeyler, beni ne zaman ve hangi ruh haline bürünmüşken tanıdığınıza göre değişiyor.
Şimdi ben şuraya sonuç olarak ”Ben iyi insanım, ben çok iyi niyetliyimdir” diye bir şeyler yazsam ne derece içten olurum? Bence olmam. Ama dediğim gibi, kendi halimde bir insanım işte. Artık siz bu ”kendi halinde insan” kalıbını nasıl anlıyorsanız, ondanım. Hobilerimi, efendime söyleyeyim fobilerimi, bilmem nelerimi de yazmayı unuttuğumu şimdi fark ettim ilkokul hatıra defterlerinde olan gibilerden, ama olsun, onları da yazarım ben bir ara.


Kusura bakma sana kalabalık bir şehirden yazmıyorum. Ege bölgesinde denizsiz bir ilin masmavi ilçesinden yazıyorum, üstelik adı da Ayvalık.
Yani seni bir sokağa benzetemem ya da bir boğaza. Ya da bir saatin altında beklemeye. Ama sana egenin sıcaklığını verebilirim. Biraz sıcak biraz gevşek. Bende öyle güzel sokak isimleri bekleme. Zaten tüm sokaklarım sana çıkıyor. Varsa yoksa sen! Öyle meziyetlerim de yok hani. Güzeli severim. Ama benim güzelimi. Ee ne demişler herkesin Leyla’sı kendine.
Bak baştan söyleyeyim, bizde öyle büyük şairler yok. Sokaklarımız var ve hemen her sokakta gezen kedilerimiz. Haa bir de meşhur Rakımız balığımız. Bundan başka verebileceğim yok sana. Şehrimiz kısıtlı. Bir tek sana olan sevdam sınır tanımaz. Bunu bil istiyorum. Çünkü kaybolursun bensiz sokaklarda, biliyorum. Başta dediğim gibi; ben herhangi bir adamım. Tek farkım seni soluksuz sevmem. Seninle güzel kılmam bu deniz şehrini. Ve benden bekleme kalabalık insan muhabbetlerini. Ben sadeliği severim. Yani seni.
Yani senin ellerini.
Bitirmeden eklemek isterim;
Çok bekletme bu şehri ve beni...



Orada başka bir ben, beni bekliyordur kim bilir ? Başka bir hikaye. Yalanlarınızdan uzak gerçek bir hikaye!
Gidiyorum ben, kendime geliyorum belki de!!!




Kaset alacak paranın olmadığı yıllar... Radyoda sevdiğin şarkı çıktığında alelacele içinde boş bir kaset olan teypte REC tuşuna basmak... Elini ağzına tutup nefes almadan kayıdın temiz çıkmasını beklerken DJ’in hiç konuşmamasını dilemek bir kaç dakika için... Ve 90’lar... 90 gibi yaşanan hiç bitmeyeceğini sandığımız 90’lar... Adam gibi adamları büyüten yıllar... Şimdi herşey ucuz, kolay, alelade..!






Tespit gibi tespit 😎😎😎


Hiçbir zaman anlayamazsın:
"Giden sevse; gitmeyi ister miydi,
Peki ya kalan sevse; gitmesine izin verir miydi?

Marketteyim eski kaşar alıyorum. Kasiyer “birayla iyi gider” dedi. Şarapla seviyorum dedim, arkadan biri şarapla daha iyi bence de dedi. Yan kasadaki abi köyden kaşar getirmiş, rakıyla süpermiş.
Ortam çok acayip oldu. Her an bu kadro meyhaneye gidebiliriz...😂


70'lerde olsak bir sürü plak alırdım sana. ..
80'lerde açık hava sinemasına götürür, izledikten sonra muhallebi ısmarlardım...
90'larda mahallenin bütün güzel misketlerini kazanır, dökerdim avuçlarına. ..
21. Yüzyılda nasıl sevilir inan ki bilmiyorum. ..
İçim ısınmadı bu yüzyıla bağışla...

Adamlar rakı diye bişey bulmuş siz hala psikoloğa gidiyorsunuz 🙃🙃


Anne dediğin ufak sürprizler yapar, mesela sana bi kız bulduk görmeye gidecez gibi. Benim annem ise oğlum iki yan komşunun kızı çok temiz ahlaklı bi insan uzak dur bozma ahlakını diyor 😝

Bayılıyorum şu yeni nesil aşklara. Çağrılarla tahrik oluyor, mesajlarla sevişip, meşgul tonlarıyla ayrılıyosunuz... Birde üstüne yetmiyor, geceler boyu ağlıyosunuz... Gel biz bunları boş verip, GÖZ GÖZE İKİ TEK RAKI içelim. Varsın teknoloji gelişsin, biz o karanlık çağlara geri dönelim...

İyi kadınlar "piç" adamlara, iyi adamlar "hiç" kadınlara yăr kaldıkça, aşk kimsenin yanına kăr kalmayacak..!

Durum Çok Ciddi Acil Paylaşalım !
Dolandırıcılar Yeni Yöntem Bulmuşlar. Eski Sevgililerine "Özledim" Yada "Yok Bişey Öylesine Aradım Merak Ettim Seni" Diyerek İnsanları Tekrar Kandırıyorlarmış Lütfen Telefonunuza Eski Sevgilinizden Gelen "Özledim" "Seni Merak Ettim" Gibi Mesajlara Cevap Vermeyiniz.!
Emniyet Genel Müdürlügü \ Kamu Spotu Şeysi. 😎

Sen’de benim devamım var..!


Aldığın karar seni doğru kişiye götürür mü bilemem ama sadece şunu söyleyebilirim sana: Bir insanın doğru insan olup olmadığına karar veremiyorsan, o kişi doğru kişi değildir zaten. Bu yüzden gözlerini seyretmek için değil, bakmak için kullan...