
Kusura bakma sana kalabalık bir şehirden yazmıyorum. Ege bölgesinde denizsiz bir ilin masmavi ilçesinden yazıyorum, üstelik adı da Ayvalık.
Yani seni bir sokağa benzetemem ya da bir boğaza. Ya da bir saatin altında beklemeye. Ama sana egenin sıcaklığını verebilirim. Biraz sıcak biraz gevşek. Bende öyle güzel sokak isimleri bekleme. Zaten tüm sokaklarım sana çıkıyor. Varsa yoksa sen! Öyle meziyetlerim de yok hani. Güzeli severim. Ama benim güzelimi. Ee ne demişler herkesin Leyla’sı kendine.
Bak baştan söyleyeyim, bizde öyle büyük şairler yok. Sokaklarımız var ve hemen her sokakta gezen kedilerimiz. Haa bir de meşhur Rakımız balığımız. Bundan başka verebileceğim yok sana. Şehrimiz kısıtlı. Bir tek sana olan sevdam sınır tanımaz. Bunu bil istiyorum. Çünkü kaybolursun bensiz sokaklarda, biliyorum. Başta dediğim gibi; ben herhangi bir adamım. Tek farkım seni soluksuz sevmem. Seninle güzel kılmam bu deniz şehrini. Ve benden bekleme kalabalık insan muhabbetlerini. Ben sadeliği severim. Yani seni.
Yani senin ellerini.
Bitirmeden eklemek isterim;
Çok bekletme bu şehri ve beni...
