
Fotoğraf: Kadir Çivici


GASLİGHTİNG: Gaslighting, karşıdaki insana çeşitli oyunlar oynayarak zamanla kendisinden şüphe etmesini sağlamasına yönelik olan bir psikolojik şiddet/manipülasyon/istismar yöntemidir.
Ne zaman bir sorundan bahis açsanız, kendinizi konuşmanın sonunda özür dilerken mi buluyorsunuz?
Hır çıkmasın diye sustuğunuz, doğruluğunuzu savunacak, savaşacak gücü bile bulamadığınız mı oluyor? Karşınızdaki kişi sizi sürekli aşağılıyor ve ses tonunu yükseltiyorsa, ses tonu konusunda onu uyardığınızda inkar ediyor ve sizin her şeyi abarttığınızı, çok hassas ve duygusal olduğunuzu mu söylüyor?
Size hakaret ediyor şiddet uyguluyor ve sonra da "sen bu hale getiriyorsun" diye sizi mi suçluyor?
"Ben mi yanlış hatırlıyorum, yanlış mı yapıyorum?" soruları kafanızı meşgul etmeye mi başladı?
Sürekli olayları abartmakla, paranoyaklıkla ve olmayan senaryolar yazmakla mı suçlanıyorsunuz?
Bilmeniz gereken bir olay ya da önemli bir detay sizden saklanıyor ve siz bu durumu öğrenip "neden bana bundan bahsetmedin" diye sorduğunuzda size bunu daha önceden söylemiş olduğunu çok emin bir tavırla ifade edip kendinizden ve hafızanızdan şüphe duymanız mı sağlanıyor?
Paranoyaklıkla suçlanacağınızı bildiğiniz için daha fazla üzerine gitmeyip susmayı mı tercih ediyorsunuz? Canınız yandığında, ilk olarak "benim sorunum ne?" diye mi soruyorsunuz?
Onun bakış açısını normal olarak görüyorsunuz. Muhakeme kabiliyetinizi kaybetmeye başlıyorsunuz. Onu anlamak ve bakış açısını görebilmek için tükeniyorsunuz. Her eleştiriye takılıp, bunları çözebilmek için yaşıyorsunuz.
Bunlar ne yazık ki Gaslighting'e uğradığınızın belirtileridir. Gaslighting terimi son zamanlarda görünür olsa da aslında 1944’te Ingrid Bergman ve Charles Boyer’in rol aldığı Gaslight filminden çıkan bir terim. Filmde Boyer, Bergman’ı büyük bir romantizm ile evliliğe ikna eder. Evlendikten sonra eşi Bergman’a akıl oyunları oynamaya başlar. Her gece ışıkları biraz daha kısar. Bergman “Gaz lambası giderek daha mı az ışık veriyor?” dediğinde Boyer’den sert tepkiler alır. Boyer’in amacı, Bergman’ı aklını kaybettiğine inandırarak mücevherlerine sahip olmaktır. Ve Bergman’ı aklını kaybetmeye başladığına ikna eder. Sağlıklı bir kadın zamanla gerçeklik duygusunu kaybeder.
Bu boyutta olmasa bile aslında hepimiz bu tür manipülasyonlarla karşılaşabiliriz. Eşimiz, sevgilimiz, aile üyemiz, arkadaşımız ya da partnerimiz bunu yapan kişi olabilir. Ancak çoğunlukla romantik ilişkilerde kadının mağdur olduğu şekliyle karşımıza çıkar. Gaslighting süreci aşamalarla gerçekleşir, bu aşamalar her zaman doğrusal olarak ilerlemese de hepsi farklı bir duygusal/psikolojik etki yaratır.
İlk aşama inanamama: Daha ilk anda içinde bulunduğunuz tartışmanın saçma ya da gereksiz olduğunu bilirsiniz ancak yine de devam edersiniz. Hislerinizle, hayat görüşünüzle ilgili saatlerce tartışırsınız. Aslında bunların tartışmaya açık konular olmadığını bilirsiniz ama karşınızdakinin onayını almak için çabalamaya devam edersiniz. İlk olarak bu aşamada kendinize olan inancınız zedelenir.
İkinci aşama ciddiye alma: Bu aşamada karşınızdaki kişinin görüşlerini daha çok önemsemeye başlarsınız ve onun da sizi ciddiye almasını istersiniz. Bu yüzden de kendinizi ona kanıtlamaya çalışırsınız ve tartışmalar daha da hızla devam eder. Bu aşama beraberinde reddetmeyi de getirir. Karşınızdakinin kötü biri olmadığını kendinize ispatlamak için sizi manipüle ettiğini reddedersiniz. Hatayı kendinizde aramak onda aramaktan daha kolay gelir, özellikle de duygusal ilişkilerde.
Son aşama depresyon: Bu aşamada hayat sevincinizi kaybetmiş gibi hissedersiniz ve artık kendinize tamamen yabancılaşmışsınızdır. Bazı davranışlarınıza kendiniz bile anlam veremezsiniz, çevrenizdeki insanlar sürekli ne kadar değiştiğinizi söyler ve hatta çevrenizde kimse kalmaz. Siz sorunun ne olduğunu fark edemeseniz de arkadaşlarınız ve ailenizden sürekli eleştiriler duymaya başlarsınız.
Ve ironik olarak, gaslight yapan kişi büyük ihtimalle size bencil, zalim, vefasız ve ihmalkar olduğunuzu söylemiştir. Hatta ve hatta biriyle flört edip size bakar ve kıskandığınızı anlarlarsa sizi paranoyaklıkla suçlarlar, sizi günlerce görmezden geldikten sonra bu konuyu açtığınızda sizi ilgi manyağı olmakla suçlarlar. Bu noktada muhtemelen "triangulation" denilen sürece başlamışlardır. Yeni bir narsistik kaynak bulmuş, o yeni insandan size, sizden o insana bahsederek iki kaynaktan da ilgiyi maksimum düzeye getirmeye çalışmaktadırlar. Manipülasyonlarına verdiğiniz tepkilerin hepsini yeni kaynağa anlatarak sizin deli olduğunuza onu da inandırırlar. Manipülatif davranışlarını inkar eder ve kanıt sunulsa da suçlunun aslında siz olduğunuza sizi ikna etmeye çalışırlar. Olumsuz davranışının nedenini tartışamaz sadece verdiğiniz tepki üzerinde yoğunlaşırlar. Örneğin size vurduğunda bağırırsanız, sürekli bağıran bir manyak yaftası yersiniz. Gerçeklik algınızı kaybetmeniz ve özgüveninizi yitirmeniz buradaki temel hedef. Kendinizden ne kadar şüphe duyar ve özgüveniniz ne kadar düşerse o kadar kolay kontrol edilirsiniz. Kişiye değersizlik duygusu yüklenir; yanlış kararlar verdiği, yeterince iyi olmadığı, hayatını o olmadan tek başına idare edemeyeceği duygusu ince ince işlenir. Özgüven sömürülür ve elde edilen posa istenilen şekle sokulur. Peki ne yapmalı?
Bu sebeple çözüm yüzleşmek değil, bu ilişkiden kurtulmak olacaktır.
Sizin gerçekleriniz tartışmaya açık bir konu değil ve kimseye kendinizi ispatlamak zorunda değilsiniz. Bu durumda yapabileceğiniz en doğru şey uzaklaşmak ve kendinizi tekrar bulmak, bunun için de gerekirse ailenizden, arkadaşlarınızdan veya bir uzmandan yardım almak.

" Her şey incelikten, insan kabalıktan kopar " demiş atalar. Belli bir yaşa gelip, nerde nasıl konuşacağını bilmeyen insanlar sadece sosyalleşmesini tamamlamamışdır. Dil her şeyi söyler, marifet odur ki; dilini kem sözlere bulaştırmadan duygularını ifade edebilmektedir. Son söz " EDEBİ bilmeyen ADABI bilmez"

Yok böyle bir güzellik. Zerafet ve asaletin birleşimi Ahal Teke...
Ahal teke bir Türkmen atıdır. Bilim insanları ahal tekeyi, üç bin yıl önce insanlar tarafından ilk evcilleştirilmiş at türü olarak görürler


Eserin orjinal sözleri...


Hindistan'a gelin giden bir Türk Prensesi Dürrüşehvar Sultan. Kendi ifadesi ile medeniyetin 500 yıl gerisine gönderilmiştir. Döneminin en güçlü kadınları arasında gösterilirdi. Hüzün dolu bir hayat hikayesi...


Özgürlük, en çok kuşlara yakışıyordu azizim...
Not; Sol tarafta ki kuş taklidi yapan bir uçak 🙂. Telefonla ancak bu kadar yakınlaşabildi 🤷♀️.
İzmit - Saat kulesi


Mekan; Sapanca Gölü
Modeller; ördekler ( hem de en yabanisinden )
Mesaj; Beni bu havalar mahvetti 🙂😎


Dinlediğim en etkili Farsça şarkılardan biri... Ruha dokunan bir ezgi;
Sen geceyi yarattın, ben mum yaptım
Sen ruhu yarattın, ben camı yaptım
Sen dağları, çölleri, tepeleri yarattın
Ben bahçeler yaptım sadece bahçeler
Ben sadece taştan ayna yapıyorum
Ben zehir kadehi yapıyorum

Sonun da bizim memlekete de kar yağdi 🙂😎. Öğrencilere tatil getirmediği için biraz hayal kırıklığı yaşatsa da 😏😉 izlemek bile güzeldi 🙂.


Öyle ürkek, öyle tedirgin bir o kadar asil...
Objektiifimden yılkı atları


Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
( Can Yücel )
Objektifimden; Kara Papaz Kilisesi - Diyarbakır


İşin içinde kar varsa kimse yetişkin değildir 🙂.
Objektifimden Kartepe


Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
Nazım Hıkmet.
Tarihi İnkaya Çınarı'nı ilk olarak rahmetli Barış Manço'nun programında çocukken görmüştüm. Çocuk dünyama, hayallerime, görme arzusu kök salmıştı.
Objektifimden; 608 yaşıyla Türkiye'nin en yaşlı ağacı...
İnkaya Çınarı / Bursa


Belki biraz iddalı olacak ama On Gözlü Köprü'sünü güzel fotoğraflayanlardan biri de ben oldum 🙂. Diyarbakır, beni en çok şaşırtan kentlerden biri olmuştu. Uçakta indiğimde kerpiç evler bekler iken son derece modern bir kentle karşılaştım. Adım attığım her yerde buram buram tarih vardi. Sanki açık hava müzesinde yürüdüğümü hissettim. Dün ve bugün iç içeydi. Hele Eğil... Hayatım da bu kadar etkileyici bir yer görmedim. Dagların arasına saklanmış gizemli bir mekan. Bir yanınız da Asur Kral mezarlıkları diger yanınız da Peygamberler Türbesi. Bir gün inzivaya çekilmek istersem kesinlikle Eğil'de olacak. Diyarbakır'a özlemle... 🙂


Fotoğrafın sizi geçmişe götürmek gibi sihirli bir yanı var. Çektiğim kareler arasında beni en çok etkileyenden biri de bu. O anı çok net anımsıyorum. Terkedilmiş bir türbe de harabeye dönmüş duvarlar içindeydim. Yer de rengi solmuş kırmızı bir seccadeden başka bir şey yoktu. İçimi bir hüzün kaplamıştı. Hayatımın zor evlerinden biriydi. Sonra arkamı döndügüm de açık kapıdan sözülen ışığın ruhuma dokunuşunu anımsıyorum. Bir ayetin sıcaklığı tüm benliğimi sarmıştı; " EN ZOR ZAMANDA BİLE, KESİNLİKLE ÜMİTSİZLİĞE KAPILMA...
(Tevbe Sûresi 40. Âyet) "
Ümitleriniz daim olsun 🙂
İlyas Bey Külliyesi ( 3 ) - Didim


İlyas Bey Külliyesi ( 2 ) - Didim
Fotoğraf; Objektifimden


İlyas Bey Külliyesi ( 1 ) - Didim
Fotoğraf; Objektifimden


Ve 2019' un ilk gününü geçirdik bile. Çocukken sanırdım ki; ertesi gün sihirli bir değnek dokunacak her şey değişecek, sabah uyandığım da her şeyin dünün devamı olmasına çok şaşırmıştım 🙂. Zaman ilerledikçe fark ediyorsun ki değişim senin elinde. Bir günün sonunda gece yaptığın muhasabe ve 1 yılın sonunda yaptığın muhasabe... Bugün kendimle korkmadan yüzleşmeyi ogrendim. En çok beni hangi anlar mutlu etmişti, huzurlu kılmıştı... O anlara götüren olaylara devam. En çok beni neler üzmüştü, ne zaman kendimi kötü hissettmiştim. Yaptığım hangi davranış sonrası kendimi kötü hissettim, hepsinin üzerine kocaman kırmızı bir çizgi çekmeyi ögrendim. Hayata geliş amacı kendini geçmekse bunun yolu da kendini tanımaktan geçer. Sanıldığının aksine insan en son kendini tanır, bu yüzdendir başkalarını cabuk çözümlemiz. Onlar da kendimize dair izler ararız. Gelen yılı değistirmek sadece sizin elinizde. Sihirli değnek sizsiniz. Şimdi sevdiğiniz anlara ve sevmediğiniz anlara odaklanın. Bazı anları hayatinızda çogaltıp bazılarını eksiltebilirsiniz. Çünkü 1 yılda çok sey ögrendiniz. Herkesin kendide ki güzellikleri keşf ettiği yeni bir yıl olsun. Geriye 364 gün 13 saat kaldı 🙂🤗
( Fotoğraf ; objektifimden 🙂 )
