

https://youtu.be/sP7hJgBfH9c?si=yeAIq7MN0cGUyE2N
eski günler eski günler




Gazze Tünelleri'ni tanıtan 10 dakikalık bir video izledim...
Aman Allah'ım...
O ne öyle?
Tam bir mühendislik harikası...
Dünyada eşi benzeri olmayan yüzlerce labirentten oluşan, muhteşem ve baş döndürücü bir yapı...
Mısır Piramitleri yanında halt etmiş...
Abartmıyorum...
Allâh'ın izni inâyetiyle savaş bitip, Filistin hürriyetine kavuşunca bu tünelleri ziyaret eden turistler milyarlarca döviz bırakacaklar...
O tünellerin birisinden giriş yapanın esir edilmeden veya gebermeden çıkması kesinlikle imkansız...
Videoda tam bitmemiş halini gösteriyorlar...
Duyumlarıma göre 7 Ekim'den önce tamamen bitirilmiş ve savaşa hazır edilmiş. Yüzlerce noktasına akıllara durgunluk verecek Bubi Tuzakları yerleştirilmiş...
Tüneller arası geçişlere kapılar konulup, kapılara ayeti-i-
kerimelerden oluşan şifreler verilmiş. Şifre iki kez yanlış girildiğinde kapıda bulunanlar paramparça oluyorlar...
Anlatılanlardan ve görüntülerden anladığım odur ki, Siyonistler bu tünellere 100 sene de geçse asla giremezler... Bakmayın siz lanetlenmiş dümbükler gürûhunun göz dağı vermelerine...
Savaşın başladığı gün mağlup oldular onlar...
Zaman zaferin muştucusu olacaktır Allah'ın izniyle...ZAFER FİLİSTİNE HAYIRLI OLSUN ESARET BITECEK
Lâ Gâlibe İllallâh..!
Allâh-u-Ekber..!




TV’de bir programda sunucu, milyoner misafirine sordu:
-Hayatınızda sizi en çok mutlu eden şey ne oldu?
Adam:
"Hayatımda dört mutluluk merhalesi yaşadım.
1- Mala, eşyaya düşkünlüğüm oldu, elde edince, mutluluğun bu olmadığını anladım.
2- Çok pahalı şeylere düşkünlüğüm oldu, elde edince, onların verdiği mutluluğun, zamanla tesirini kaybettiğini gördüm.
3- Büyük şirketler mesela bir futbol takımı veya uluslararası bir şirket sahibi olunca, mutluluğu yakalarım sandım, ama hayal ettiğim mutluluğu onlarda da bulamadım.
Hatta gördüm ki; imkanların çoğaldıkça, sorumlulukların artıyor, rahatından fedakarlık yapmak zorunda kalıyorsun.
4- Bir arkadaşım benden engelli çocuklar için tekerlekli araba almada sponsor olmamı istedi. Hemen yüklü bir bağışta bulundum. Teslim günü gelince arkadaşım ısrarla çocuklara kendi elimle arabaları teslim etmemi ve çocukların sevincine ortak olmamı istedi.
Tabii gittim, çocukların arabaları alırken ve kullanırken ki sevincini görünce çok mutlu olmuştum.
Rutin bir sevinçti, bir kaç gün sonra unutacaktım.
Ordan çıkmak için kapıya yöneldiğimde, bir çocuk bacağıma yapıştı. Nazikçe kurtulmaya çalıştım, ama çocuk ısrarla bırakmıyor ve dikkatlice yüzüme bakıyordu.
Ona; -Benden başka bir isteğin mi var? dedim.
Çocuğun cevabı bana gerçek ve kalıcı mutluluğun adresini vermişti.
Bana; “Hayır bir şey istemiyorum, yüzünü hafızama kazıyorum ki, Cennette karşılaştığımız zaman seni tanıyayım
ve Allah'ın huzurunda sana bir daha
teşekkür edeyim." dedi.
Alıntı
📷 Kenan Işık (Kim Milyoner olmak ister)

A,B,C,D,E,F,G,H,I,I,J,K,L,M,N,O,Ö,P,R,S,S,T,U,Ü,V,Y,Z A=Askimsin
B=Benimsin
C=Canimsin
D=Degerlisin
E=Ecelimsin
F=Fedakarsin G=Gönlümdesin
H=Hayatimsin
I=Ilimlisin
I=Insancilsin
J=Jestimsin
K=Kaderimsin L=Laiksin
M=Mükemmelsin
N=Naziksin
O=Otoritersin
Ö=Özelsin
P=Paha bicilmezsin R=Reelsin
S=Sevimlisin
S=Sekerimsin
T=Teksin
U=Unutulmazsin
Ü=Ümidimsin V=Varligimsin
Y=Yeterlisin
Z=Zamanimsin
Daha övülecek cok yanlarin var ama alfabede harf kalmadi...

Bir gün ormanda araştırma yapan Fizikçi, Matematikçi, Kimyacı, Jeolog ve Antropolog yağmura yakalanmışlar. Hemen yakınlarındaki bir orman evine giderek yardım istemişler.
Ev sahibi misafirlerini güzel karşılayarak ikram hazırlamak için mutfağa geçmiş. Bu sırada ekiptekilerin gözüne evdeki soba borusu takılmış. Soba yerden bir metre kadar yukarı konularak, altına taşlarla destek yapılmış. Bunu gören ekiptekiler bu konuda kafa yormaya ve yorumlamaya başlamışlar.
Kimyacı,”Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış” der. Fizikçi, “Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş” diye yorumlar. Jeolog, “tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın ihtimalini azaltmayı amaçlamış.” der.
Matematikçi, “Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.” derken; Antropolog, “Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha soyut biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş” diye değerlendirir.
Bizimkiler aralarında böyle konuşurken orman köylüsü içeri girer ve hep birlikte ona sobanın böyle yukarıda olmasının nedenini sorarlar. Adamdan çok manidar bir cevap gelir :
– Boru yetmedi .
Demem o ki; herkesin ne yapmaya çalıştığına kafa yormayın, bazen sadece boru yetmez ...

KADIN' lar :
KAVGA' dan 5 dakika sonra:
Herşey BÎTTÎ..
2 saat sonra :
Ararsa, HAYAT' ta açmam..
3 saat sonra : Ararsa AÇACAĞIM ama GÖRCEK O gününü..
5 saat sonra :
Niye ARAMIYO bu yaaa...... KÜTÜK canım o,
KÜTÜK..
Ondan aramıyo...
Aramaz :)) 24 saat sonra
ERKEK TE umuraım bensiz rahatsın diye msj atar....



''Habersiz geleceksin bir gün biliyorum. Kapımı çalmadan
gireceksin içeri. Elimde işim,ocakta aşım,gözümde yaşıma
bakmadan geleceksin. Ne haber vereceksin,ne davet
edilmeyi bekleyeceksin…
Dünya halen içimdeyken,heveslerim zirvedeyken, hiç bir
işim bitmemişken geleceksin. Hazırlığım yok, umutlarım çokken,
belki aç belki tokken geleceksin…
“Biraz bekle”,”biraz dur”,”biraz geç kal” diyemeden, bir
şeyler alamadan yanıma, yalnız kalınca bir kabirde neler
gerekir? Onları dolduramadan valize, kimseyle
vedalaşmadan, son taksitleri yatıramadan…
Oğlumu son kez göremeden, kızımı öpemeden, son sözlerimi
diyemeden geleceksin.
İzin bile almadan,”müsaitmisin” diye sormadan, yaşa başa
bakmadan, son lokmayı yutmadan geleceksin.
Anaları evlatsız, evlatları anasız, yiğitleri yarsız bırakansın
sen. Gülüşleri yarım, sızıları derin bırakansın sen. Her yeni
ölümle hayatın yalanlığını anlatansın sen. Kapıyı en çok çalan ama
hiç beklenmeyensin. Davetliler arasında
bulunmayansın. En çok görünen fakat hiç hatırlanmayansı
n.
Hayallerim sensiz, planlarım sensiz, sensiz kalemim
kağıdım, sensiz ekmeğim aşım…
Biliyorum habersiz geleceksin birgün. Her şeye rağmen, tüm
unutulmuşluklara, tüm aldanmışlıklara rağmen
geleceksin. Yarım olan,tam olan neyim varsa alıp
gideceksin. Kimseye bildirmeden en sessiz halinle
geleceksin ama giderken nice fırtınalar bırakacaksın
ardında…
Ansızın geleceksin birgün, En güzel azalarımı çürütmek için, en tatlı
varlığımı
eritmek için geleceksin.
Yanıma yalnızlığı vererek, bütün pişmanlıkları önüme
sererek geleceksin.



“İlk defa İsveç'te bir kızla çıktık.
Muhabbet ediyoruz,
kız sevdiğim filmleri soruyor,
okuduğum kitapları soruyor,
gezdiğim ülkeleri soruyor.
Ama işimi sormuyor.
Ben alışmışım Türklere, adın nedirden sonra
ikinci soru işin nedir?
Yok abi döndük dolaştık sevdiğimiz yemeklere falan geldik
hala sen ne iş yaparsın demiyor kız bir türlü.
En son ben sordum, dedim ki ya her şeyi sordun da, sen ne iş yaparsın diye sormadın.
Dedi ki kız, ne iş yaptığını sorarsam dolaylı olarak sosyal statünü, kaç para kazandığını da sormuş olurum.
Ayıptır.
Ben paranı, statünü merak ettiğim için değil seni merak ettiğim için buradayım.
O gün anladım ki bizde kast sistemi var. Atasözümüz var davul bile dengi dengine diye. Meğerse her davul denkmiş.
Başka gün yüksek mühendis bir amcayla tanıştım.
Ne projeler yapmış.
Tüneller, köprüler, havaalanları vs...
Senin yaşında oğlum var dedi.
O da mühendis mi dedim.
Hayır işçi, duvar ustası dedi.
Dedim o nasıl oldu, mühendisin oğlu işçi olur mu?
Bizde olsa babam döve döve okutur mühendis yapar.
Adam kızdı.
Niye öyle diyorsun benim oğlum çok iyi bir duvar ustasıdır. Zorla kötü mühendis olacağına, iyi bir duvar ustası olmasının ne kötülüğü var dedi.
Adam gurur duyuyor oğluyla.
Utandım.
Utandım çünkü biz toplum olarak buyuz.
Böyle yetiştik, yetiştirildik.
Bizde kast sistemi var.
Mühendisin oğlu gerekirse zorla kötü bir mühendis yapılır,
iyi bir duvar ustası olmasına izin verilmez…”






https://www.instagram.com/reel/CmvwG6doQIA/?igshid=YmMyMTA2M2Y=
100 yildir bunu başardılar diziler hep islam düşmanlığı siyasiler islam düşmani okullar ayni insanlar ayni ama sorsan herkes musluman vah ülkem vah

Mısır'ın son firavunu yüzlerce Müslüman'ı idam etti
Mısır'da Sisi'ye karşı çıktığı, darbeyi lanetlediği için bir KADIN idama gidiyor. İdamdan önce son kez çocuğuna tek elle sarılıyor. Çocuğunu son kez görüyor.
Dünya duydu mu? Hayır.
Kadın dernekleri bir şey söyledi mi? Hayır.
Basında haber oldu mu? Hayır.
Çünkü müslümanlar uyuyor
hani kadin haklari diye aniran dernekler nerde bir kadin dini dili ırkı ne olursa olsun zülum goruyorsa bunu yapanin allah belasini versin sesiz kalanlarda..









https://fb.watch/iBRdrquGcR/?mibextid=NnVzG8
din dil irk dusmanlik kinliği bir kenara birakip yanimizda olan butun devletler sagolun şu zor günümüzde uljemin firsatcilari yagmacilari sizinde allah belanizi versin..
