• Davut

    ''Habersiz geleceksin bir gün biliyorum. Kapımı çalmadan

    gireceksin içeri. Elimde işim,ocakta aşım,gözümde yaşıma

    bakmadan geleceksin. Ne haber vereceksin,ne davet

    edilmeyi bekleyeceksin…

    Dünya halen içimdeyken,heveslerim zirvedeyken, hiç bir

    işim bitmemişken geleceksin. Hazırlığım yok, umutlarım çokken,

    belki aç belki tokken geleceksin…

    “Biraz bekle”,”biraz dur”,”biraz geç kal” diyemeden, bir

    şeyler alamadan yanıma, yalnız kalınca bir kabirde neler

    gerekir? Onları dolduramadan valize, kimseyle

    vedalaşmadan, son taksitleri yatıramadan…

    Oğlumu son kez göremeden, kızımı öpemeden, son sözlerimi

    diyemeden geleceksin.

    İzin bile almadan,”müsaitmisin” diye sormadan, yaşa başa

    bakmadan, son lokmayı yutmadan geleceksin.

    Anaları evlatsız, evlatları anasız, yiğitleri yarsız bırakansın

    sen. Gülüşleri yarım, sızıları derin bırakansın sen. Her yeni

    ölümle hayatın yalanlığını anlatansın sen. Kapıyı en çok çalan ama

    hiç beklenmeyensin. Davetliler arasında

    bulunmayansın. En çok görünen fakat hiç hatırlanmayansı

    n.

    Hayallerim sensiz, planlarım sensiz, sensiz kalemim

    kağıdım, sensiz ekmeğim aşım…

    Biliyorum habersiz geleceksin birgün. Her şeye rağmen, tüm

    unutulmuşluklara, tüm aldanmışlıklara rağmen

    geleceksin. Yarım olan,tam olan neyim varsa alıp

    gideceksin. Kimseye bildirmeden en sessiz halinle

    geleceksin ama giderken nice fırtınalar bırakacaksın

    ardında…

    Ansızın geleceksin birgün, En güzel azalarımı çürütmek için, en tatlı

    varlığımı

    eritmek için geleceksin.

    Yanıma yalnızlığı vererek, bütün pişmanlıkları önüme

    sererek geleceksin.

Comments