
''Habersiz geleceksin bir gün biliyorum. Kapımı çalmadan
gireceksin içeri. Elimde işim,ocakta aşım,gözümde yaşıma
bakmadan geleceksin. Ne haber vereceksin,ne davet
edilmeyi bekleyeceksin…
Dünya halen içimdeyken,heveslerim zirvedeyken, hiç bir
işim bitmemişken geleceksin. Hazırlığım yok, umutlarım çokken,
belki aç belki tokken geleceksin…
“Biraz bekle”,”biraz dur”,”biraz geç kal” diyemeden, bir
şeyler alamadan yanıma, yalnız kalınca bir kabirde neler
gerekir? Onları dolduramadan valize, kimseyle
vedalaşmadan, son taksitleri yatıramadan…
Oğlumu son kez göremeden, kızımı öpemeden, son sözlerimi
diyemeden geleceksin.
İzin bile almadan,”müsaitmisin” diye sormadan, yaşa başa
bakmadan, son lokmayı yutmadan geleceksin.
Anaları evlatsız, evlatları anasız, yiğitleri yarsız bırakansın
sen. Gülüşleri yarım, sızıları derin bırakansın sen. Her yeni
ölümle hayatın yalanlığını anlatansın sen. Kapıyı en çok çalan ama
hiç beklenmeyensin. Davetliler arasında
bulunmayansın. En çok görünen fakat hiç hatırlanmayansı
n.
Hayallerim sensiz, planlarım sensiz, sensiz kalemim
kağıdım, sensiz ekmeğim aşım…
Biliyorum habersiz geleceksin birgün. Her şeye rağmen, tüm
unutulmuşluklara, tüm aldanmışlıklara rağmen
geleceksin. Yarım olan,tam olan neyim varsa alıp
gideceksin. Kimseye bildirmeden en sessiz halinle
geleceksin ama giderken nice fırtınalar bırakacaksın
ardında…
Ansızın geleceksin birgün, En güzel azalarımı çürütmek için, en tatlı
varlığımı
eritmek için geleceksin.
Yanıma yalnızlığı vererek, bütün pişmanlıkları önüme
sererek geleceksin.
Comments