


Sen Hiç Görmediğin Birinin Gözlerini Hergün Her Saat Anımsadınmı..?Hiç Tutamadığın Elleri Aradın Mı..? Hiç Koklayamadığın Tenin Kokusunu Bu Kadar Yürekten Hissettin Mi..? Hep O Kokuyu Birgün İçine Çekeceğini Hayal Ettin Mi..? Bütün İmkansızlıklar İçinde Umut Edebildin Mi..? Sen Hiç Sevdin Mi Asla Senin Olmayacak Birini ? Tüm Yüreğinle İstedinmi Asla Olmayacağını Bile Bile..?




"0'' dan başlarsın yaşamaya..
''1'' bakmışsın girivermiş hayatına..
''2'' de bir özlersin..
''3'' günlük ayrılık ölüm gibi gelir..
"4'' gözle beklersin..
...''5'' dakika bile yeter sana;görmek istersin illa..
''6'' üstü insandır halbuki..
''7'' kat göklerde hissettirir kendini..
''8'' köşesindir mutluluktan..
''9'' doğurursun beklemekten..
Çünkü
''10'' u Cok seversin...!





Ben Sevdayı Bir qünLük Yaşamadım ki Kapatıp qözLerimi SiLip Atayım.BenSevdayı Bir KeLimeye Sığdıramadım ki Susup Herşeyi Unutayım.Ben Sevdayı Bir DamLa qözyaşında Aramadım ki AğLadım, Aktı qitti Diyeyim.Ben Sevdayı şerefsizce Yaşamadım ki Her An BaşkasıyLa OLayım.Ben Sevdayı yüreğimde yaşadım söyle nasıl söküp atayım

Allahim al bu cani bu bedene agir geliyor


SEVMEK.. nedensiz gözü kapalı bir gülüşüne ömrünü bir damla göz yaşına canını vermektir.....SEVMEK.... yanında olmadığı halde sol yanında hissedebilmektir...SEVMEK.... damarlarında akan kan gibi heran seni yaşattığını düşünmektir .....SEVMEK....uğruna canını vermek değil onun için yaşamaktır ....SEVMEK..dilin konuşması değil YÜREĞIN dile gelmesidir ♥

Zormuş aslında bir yabancıyı sevmek, onu hayatının merkezi yapmak. Geçmişini bilmediğini geleceğinin baş rolüne taşımak. Bir bakışla, bir gülüşe aldanıp, gerisini umursamamak. Sana ilk geldiğinde yanında dünyaları getirdiğine inanışın aldanıştan ibaretmiş aslında. Ne kadar çok inanırsan, o kadar çok bağlanır, o kadar çok girermişsin çıkmaza. Kalbindeki o alev, aslında yavaş yavaş boğulmanın verdiği çığlıklardan ibaretmiş. Farketsen bile dillendirmeye cesaret edemeyecek kadar korkaklaşırmışsın. Ne kadar da ağır gelirmiş yitik bir kalbi sevmek, omuzlarına yüklediğin o yükün, acılardan inşaa edildiğini, enkaz altında kaldığında anlayabilirmişsin sadece. İş işten geçtikten sonra pişmanlıklar bile kar etmezmiş etmesine de, geriye bir yitik kalp kalırmış sadece. Yitirdiğim düşlerin ardındayım bu gün... Nerede başladığını ve nerede biteceğini bilmediğim zamanın ardından yol alıyorum.. Gemiler kalkıyor içimde, çok uzaklara gitmek istediğimi bilircesine... Ayazların yıktığı hayallerimin peşinden gitmek, yıkıntılar arasından hayallerimi geri almak istiyorum..

Yaşlı bir adama sokakta yürürken bisikletli çarpmış ve hafif yaralanmış.
Etraftakiler hastaneye götürmüşler.
Hemşireler, röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler.
Yaşlı adam huzursuzlanmış; “acelesi olduğunu, röntgen istemediğini” söylemiş.
…Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.
“Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum” demiş.
Hemşire “Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz” diyince;
Yaşlı adam üzgün bir ifade ile:
“Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor,hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor” demiş.
Hemşireler hayretle:
“Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?” diye sormuşlar.
Adam cevaplamış:
“Ama ben onun kim olduğunu biliyorum” .
