• Kamil

    Zormuş aslında bir yabancıyı sevmek, onu hayatının merkezi yapmak. Geçmişini bilmediğini geleceğinin baş rolüne taşımak. Bir bakışla, bir gülüşe aldanıp, gerisini umursamamak. Sana ilk geldiğinde yanında dünyaları getirdiğine inanışın aldanıştan ibaretmiş aslında. Ne kadar çok inanırsan, o kadar çok bağlanır, o kadar çok girermişsin çıkmaza. Kalbindeki o alev, aslında yavaş yavaş boğulmanın verdiği çığlıklardan ibaretmiş. Farketsen bile dillendirmeye cesaret edemeyecek kadar korkaklaşırmışsın. Ne kadar da ağır gelirmiş yitik bir kalbi sevmek, omuzlarına yüklediğin o yükün, acılardan inşaa edildiğini, enkaz altında kaldığında anlayabilirmişsin sadece. İş işten geçtikten sonra pişmanlıklar bile kar etmezmiş etmesine de, geriye bir yitik kalp kalırmış sadece. Yitirdiğim düşlerin ardındayım bu gün... Nerede başladığını ve nerede biteceğini bilmediğim zamanın ardından yol alıyorum.. Gemiler kalkıyor içimde, çok uzaklara gitmek istediğimi bilircesine... Ayazların yıktığı hayallerimin peşinden gitmek, yıkıntılar arasından hayallerimi geri almak istiyorum..