

Yürüyorum dediği, durmanın ta kendisiymiş. Düş gibi bir şey yani... Koşarsın koşarsın da varmazsın hani; içindeki umut, varamadığın kadar büyür. Sen bakarsın ışıltıyla. İleriye uzanmak istersin, uzandıkça da kolların uzar babam uzar... Gene de boşluğu avuçlarsın hep; düşünü düş yapan boşluğu...






Öylece çıkıp gelsen!!!
Haber etmeden bir anda aniden...
Hiçbirşey demeden sımsıkı sarılsan... Kıssan gözlerini, gözlerime baksan...gözlerinde kaybolsam..nutkum tutulsa hiç konuşamasam...
"Özledim" desensessizce ama KOCAMAN!
Hıçkıra hıçkıra ağlasam, yatsam yine dizlerine sen saçlarımı okşasan:kurtulsam karanlıklardan, o öldürmeyip süründüren yalnızlıklardan,neges alamamaktan, ve ağlamalardan,suskunluklardan....
Ve en çokta bu tükenmişlikten...
Yani çıkıp gelsen, ben bitmesem sende hiç GİTMESEN!!!!

Sevda nasıl başlar bir yürekte?
Ne vakit açar karaboranda bir gül
İmkansızı, mümkün olmayanı isteyecek kadar ne vakit palazlanır
İnsanın şah damarından ellerine, dizlerinden gözlerine doğru ne vakit yürür o sızı
Bir insanı sevmeyen memleket sevdasını bilmezmiş.
Memleketi sevmek kadar acıtmaz mı insanın canını bir insanı sevmek
Vatanın işgaline mazlumun çığlığına nasıl dayanırsa yürek sevdaya da öyle mi dayanır?
Sevda dedikleri meret hep can acıtmaz mı?




Arkana bakmadan gitme..
Adımı anmadan gitme
Sesler küller gibi savrulur
Uçurumlar peşpeşe sıralanır
Düşerim.
Düşerim kirpiklerinin ucunda titreyerek.
Bahar güllerini ezip geçme.
Serüvendir bir gülü koklamak
Biraz da hüzün, biraz da kaçan gözlere dokunmaktır,
kaçma.. Ses vurup kaçma..
Sonbahar gibi ağlama
Eylüle düşme,
Bulutlar çöker, renkler ölür.
Siyah,Yoksul bir yağmura tutulup kalma..
Umuda dem tutar zaman
Yalnızlık kalır.
Yarım yamalak bir kaç kırık ümit,
Hüzünlüdür artık bütün baharlar
Sevgi kokar yüreğim.
Kaldırımlardan geçip gitme..
Sevgi kokar kaldırımlar
Onlar kimsesiz kalır.Gidersen
Sessiz bir çığlık düşer yüreklere
Aç, çıplak
Pabuçsuz bir sonbahar kokar hüzün..
Kırmızı bir gece kalır
Kahır dolu mutluluklar kalır.Göz vurup gitme
Adımı anmadan gitme
Gidersen
BEN'ler ölür!!!!

Günaydın..
Yeni güne.. umutlara..
Günaydın.. Aydınlık sabahlara..
Güzellik katmalı insan,
Yaşadığı yere hayata..
Mesela,, doğarken güneş,
Eserken ince ince seher yeli
Eşlik etmeli.. Tüm güzellikleri görmeli..
Güzelliklerin.. Doyumsuz keyfine ermeli,
Mutluluğu huzuru içinde hissetmeli,
Gün.. Her şeye yeniden başlamak gibidir
Değerini bilmeli.
Uzakları.. uzun uzadıya şöyle bir seyretmeli,
İnsan ufkunu genişletmeli
Yaşadığı yerin.. Dağını, taşını, toprağını sevmeli, benimsemeli
Sevgiyle günaydın demeyi bilmeli
Her yerde dökülüyor yapraklar sarı, kızılın görkemi
Sonbaharın artık son demleri.
Uçuşan kuşlara selam vermeli.
Hani.. masanda’da varsa bir demlik çayın,
Birde sevdiklerinde yanındaysa,
Kendini şanslı hissetmeli.
Küçük dokunuşlarla,
İnsan etrafındaki güzellikleri görmeli.
Tekrarı yok ki şu hayatın
Ben..Mutluyum Demeli...




Günaydın, günaydın herkese
Havaya suya buluta
Ruhumu ısıtan güneşe
Kuşlara ağaçlara,börtü böceklere
Günaydın, günaydın dünya sizlere
Yeryüzünü aydınlatan yeni güne, günaydın
Tüm güzellikleri gösterene günaydın
Güle sevdalı bülbüle günaydın
Toprağa can veren ele günaydın
Dudaklardan eksik olmayan gülüşe günaydın,
Seninle başlayan güzel güne günaydın,
Bir bakışta yürek yakan gözlere günaydın,
Sevdalara kanat çırpan sözlere günaydın,
Günaydın sabahım,
Günaydın yaşanmışlıklarım,
Kenetlenmiş yüreklerimizle birlikte
Usulca uyanan güne, günaydın.

Tören-merasimli tuhaf gökyüzünde;
Uyuyor toprak,ışıldayan mavilikte,
Öyle bana zor ve acı olanda ne?
Beklediğim şey ne? Beni üzen ne?
Artık hayattan hiçbirşey beklemiyorum;
Geçmişe hiç mi hiç üzülmüyorum,
Özgürlüğü ve huzuru arıyorum,
Uykuya dalıp unutulmayı istiyorum.
Belkide sonsuza dek!!!

Dar sokaktaki dar kapım yalnızlığım,
Ve ben yalnızlığımla dolaşıp, yalnızlığıma varıyorum...
Yaklaştıkça çalmak istiyor ellerim,
Ve her seferinde engelliyor ellerimi yorgunluğum...
Adım attıkça kapatıyor kendini bana,
Nefreti sevgi, sevgi nefreti oluyor,
Ve yüzüme kapattığı her kapıda,
Ne bir sokak, ne de bir kapı hatırlamak istiyorum...
Dar sokaktaki küçük evim aslında yalnızlığım.
Ve ben yine yalnızlığımla yaşayıp, yalnızlığıma kalıyorum.
Dalıp dalıp gidiyorum geniş göklere,
Ve belki de balkonda yaşlanıyorum...
Eşlik ediyor artık heyheylerime sessizliğim,
Gözlerimle koparıyorum uçurtmaların ipini,
Ve sonunda ben de batıyorum derinliğine gökyüzünün
...Dar sokaktaki geniş yolum gibi yalnızlık
Ve ben yalnızlığıma yürüyüp, yalnızlığıma ölüyorum.
Uzaklaşmam, yaklaşmam oluyor,
Ve silinirken teker teker dar kapının anıları,
Ne bir sokak, ne de bir kapı hatırlıyorum...






sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Ciğerlerime dolduruyorum
Sessizlik ve serinlik
Birleşiyor
Her zaman yeniden başlamak duygusu
Doğuyor içimde
Her uyanışımda
Düşmanlarımı bağışlıyorum
Daha çok seviyorum dostlarımı
Her uyanışımda
sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Yüreğime dolduruyorum!!! Günaydınnlarrrr











Denizi olmalı bir şehrin
Düşüp boğulacak gibi
Gidip sığınacak gibi
.Denizi olmalı bir şehrin
Birden gülüp affedecek gibi
Her an bitip hiç edecek gibi
..Denizi olmalı bir şehrin
Üzerine sinecek gibi
Solup başka yöne itecek gibi
..Denizi olmalı bir şehrin
Açıp kollarını seninim diyecek gibi
Dönüp ardını el olup gidecek gibi
..Denizi olmalı bir şehrin
Süt liman itaat edecek gibi
Fırtına boran dümdüz edecek gibi
..Denizi olmalı bir şehrin
Bıkmadan usanmadan umudu beslemeli....
