
Yaradanın en büyük emaneti; çocuklarımız. 'EVLAT' deyince beşeriyette üstüne koyamadığın tek varlık. Her duanın öznesi.
Allah ömrünü ve ahiretini güzel etsin. Yolun, bahtın açık olsun. Vatana, millete ve insanlığa hayırlı biri olasın ve saygı, sevgi göresin heryerde, İnşallah. Nice sağlıklı, huzurlu, mutlu ve bereketli yıllara evladım.


Hamd Alemlerin Rabbinedir.
(Fatihâ Suresi, 1. ayet)


Birbirine hiç kavuşmadığını bildiğimiz halde ufka baktığımızda birleştiğine inandırdık kendimizi. Siyasetçinin kendi çıkarına değil, toplum faydasına çalıştığına, iş insanının herkesin refahını istediğine, makamın insanı yücelttiğine inandırdık kendimizi. Doğanın kendini temizlediğine inandırdık. Bilgiye değil, dedilere bağladık kendimizi.
Bugün neyi biriktirdiysek yarın onunla yüzleşeceğiz. Vay kendini kandırdığını bilmeyenlerin haline. Vay egosuyla şişinenlerin hallerine.



Herkes bir aceleyle, bir aceleyle kabuğuna çekiliyor ki, sanki İzmir’de güneş batmıyor, hayat bitiyor.


Bana seni soruyorlar
Sözü ağzındandan çıkmış adam gibi
Sana selam söylüyorlar
Sevgiye ihanet etmemiş gibi
Her seferinde iyi diyorum
Sanki çokta ilgilendirir gibi

Mucize
Yüreğe kış gelmesi benzemez doğaya kışın gelmesine. Doğa ilkbaharda çiçeklenir, yazın meyvesini verir ve sonbaharda hazırlanır kışa. Kış doğa için uyku halidir, dinlenmedir, toparlanmadır yeniden başlamak için döngüsüne. Oysa yüreğe düşen kışın ne zaman geleceği belli değildir. Bir bakarsın baharda, bir bakarsın meyvede bir bakarsın bitişe yakın kış gelir. Hem de ne kıştır; zemheri! Öldürür insanın içinde ne varsa ne yoksa. Bir daha çiçeklenirse de mucize...


Kadir Mevlam kimseyi namerde muhtaç etmesin.

Aynı yöne bakıyorsanız, kesiştiniz demektir.


Sen nereye gitmek istersen iste, girdiğin yol götürür seni çıktığı yere, ya da yolda kalırsın.


Esaret altındaysanız kafanızı kaldırıp gökyüzüne bakamazsınız. Baksanız da gökyüzünün zerafetini, huzurunu göremezsiniz. Keyfinize sahip çıkın!
#29Ekim #cumhuriyetbayramı #cumhuriyet #29ekimcumhuriyetbayramı


Zeus Altarı


Bu Ebru abla ne koyuyor ve ne rahat koyuyor, helal be!
(Erkek görünümlü zenne olma ihtimali de var tabi ki)


Betondan kutuları üst üste dizmişler, içine yalnızları gömmüşler! (İzmir)


Hiçte su gibi aziz değiliz. Biz parçalanıp yok oluyoruz, su parçalanıp, bütünleşiyor ve yine akacak yolunu buluyor. Biz kendimize bile küsüyoruz.
(Lütfen fotoğrafı kopyalamayın, telifle uğraşmayalım)


Çiçek açacaksa insanın içinde açmalı. Onun için önce içinden başlamalı insan. Toprağını hazır tutmalı açacak çiçeğe!


Gönen


Başkalarını yargılarken kendimizi göremiyoruz.


KORUMAYI BIRAKIN, ZARAR VERMEYİN YETER!
#animals #dog #hayvanhakları #köpek #hayvanbarınağı #sevgi #naturephotography #photo #fotoğraf #benimkadrajim #türkiye #izmir


Yaşamış her elin bilgeliğinden beslenip enerjinle yoğuruyor ve kendine dönüştürüyorsan bilgiyi; yaşıyorsundur.
#old #oldhand #naturephotography #photo #fotoğraf #yaşlı #eller #benimkadrajim


Kızılcahamam


Gün doğar bazen kucağınıza diye beklemeyin.


TOPRAK EMEKÇİSİ
(Dost dost diye nicelerine sarıldım
Benim sadık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sadık yârim kara topraktır
Nice güzellere baılandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sadık yârim kara topraktır
Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile döğmeyince kıt verdi
Benim sadık yârim kara topraktır
Ademden bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyva yetirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sadık yârim kara topraktır
Karnın yardım kazmayınan belinen
Yüzün yırttim tırnağınan elinen
Yine beni karşıladı gülünen
Benim sadık yârim kara topraktır
İşkence yaptıkça bana gülerdi
Bunda yalan yoktur herkes de gördü
Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
Benim sadık yârim kara topraktır
Havaya bakarsam hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sadık yârim kara topraktır
Dileğin var ise Allah'tan
Almak için uzak gitme topraktan
Comertlik toprağa verilmiş Hak'tan
Benim sadık yârim kara topraktır
Hakikat ararsan açık bir nokta
Allah kula yakın kul Allaha
Hak'kın hazinesi gizli toprakta
Benim sadık yârim kara topraktır
Bütün kusurlarım toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarım düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sadık yârim kara topraktır
Herkim olursa bu sırra mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sadık yârim kara topraktır
Aşık Veysel Şatıroğlu)



YALNIZLIK
“Kimse bulunduğu yerin sorumlusu değildir”
“Evet ama bulunduğu yerle sorumludur”
“Bana yüklenen sorumluluğu bir zorunluluk olarak ömür boyu taşımak zorunda kalmamız sence de haksızlık değil mi?”
Sustu ikisi de. Adam haksızlığa bi çare karşı çıkarken kadın içinde bulunduğu durumu, kendisini ören duvarları düşündü. Kendisini terkeden adamın başını koyduğu göğüslerinde sızı hissetti. Yaşadıkları hergün göğsüne göğsüne oturuyor, çocuklar büyüdükçe nefes alamaz hale geliyordu. Oysa ince göğüs kafesi kalbinin atışına dar geliyordu. Sevmişti! Hem de yirmi yaşındaki gibi değil, bir ortaokul çocuğu masumluğunda sevmişti adamı. Henüz kendi çocukken iki çocuk vermişti adama. Aşk meyvesinin en tatlı çocuklarını. İkisini de küçük göğüsleriyle beslemişti. Hatta üçünü de. Adam göğüslerine dudaklarını dokundurduğunda ilikleri titremişti. O titrediği adam iki çocuğu bırakıp arkasına bakmadan gitmişti. O günden sonra kadınlığıyla birlikte çocuksu neşesini çeyiz sandığının en altına koyarak kilitlemişti. Hayatının her köşesini çocuklarıyla örmüştü. Tek derdi kimseye muhtaç olmadan, çocuklarının boynunu bükmeden büyütmekti onları. Yıllarca yok ettiği kendini çocukların hayatı sorgulamalarıyla birlikte yeniden sorgulamaya başlamıştı. Bunun adı çaresizlikti. Bunun adı eksiklikti. Çocukların isyanı eksikliğeydi. Belki de hiç tamamlanmayacak eksikliğe. Çocuklarla birlikte büyüyen çaresizliğiydi. Ama adam çare değildi. Seviyordu kadını. Sadece seviyordu. Seviyordu onun gibi çocuklarını da ama onlara baba değildi. Adam karmakarışıktı, kadın yorgun! Adam yorgundu kadın çaresiz. Adam çaresizdi kadın korkaktı. Adam cesur değildi, kadın anneydi. Adam kalkıp gidecekti sessiz sakin. Kadın hiç farketmeyecekti. Adam kötü değildi, kadın kötü değildi. İyilikleriyle, güzel kalpleriyle yalnızdılar.


Yağmur damlası kalmak gerek, birleşince sel oluyor!


Herşey yaşanırken gerçektir. Ve yaşadığın herşey uçup gidebilir. Kanadında güç bırakmalı; yeniden uçabilmek için.


Kimse gülümsemiyorsa da olur, İzmir hep gülümsüyor 😉


Göz kırp bana 😉


Rüya görürsün, gerçek sanarsın. Ya kabusa dönüşür ya da uyanırsın. İçinde acı kalır ber de derin sızı.


Pencereleriniz, kapılarınız kapalıysa sinek girmez. Fakat hava da girmez. Sinek için nefes almaktan vazgeçmemek gerek. Yaşamı kendimizden başlayarak fakat bencil olmadan sevmek gerek!


Yalnızlık sadece fotoğraflarda güzeldir.


Şirin şapşik!


Şiir yazacağın kimsen yoksa ve adına şiir yazılmıyorsa sen ölmüşsün demektir.
Şiir kalemle yazılır, dille yazılır, yürekle yazılır aşkla okunur.


Yak bi cigara...
