
Hiç öyle fiyakalı bir hayat felsefem yok
Allah ne verdiyse onu yaşıyorum 😄

Hiç bir şeye anlam yüklemiyorum artık ,
geleni yaşarız , olmayana dönüp bakmayız....

Sonradan anladığınız değerin ve kıymetin bir faydası olmuyor. Zamanında sert bir şekilde kapattığınız kapılar gün geliyor aynı şekilde yüzünüze çarpıyor. Her şeyin bir zamanı, her insanın bir sabrı var. Kırdığınız yerden sınanır, bilmediğiniz değere gün gelir muhtaç kalırsınız.

Yaş ilerledikçe; dingin bir kabulleniş başlıyor. Gelene, gidene, olana, yitene "olur böyle şeyler" deyip çay içiyorsun..😇

Sırf birisini kaybetmek istemediğin için daha fazla anlayışlı ve affedici olmaya çalıştıkça, karşındakine de hak vermeye, düzeltir sanarak konuyu kapatmaya çalıştıkça, kimse seni kaybetmekten de incitmekten de korkmamaya başlıyormuş. Hayattan aldığım en büyük derslerden biri bu ...

Meselenin hiçbir zaman aşk olmadığını otuzbeşli yaşlarınıza doğru anlayacaksınız. Mesele dostluk, güven, yol arkadaşlığı. Yanınızda yürümek istemeyeni kendi vaktinizden çalarak ikna etmeye çalışmayın.

Dışardan bakınca belli olmayan zor şeyler yaşadım.
Kendime bile açıklayamadığım şeyleri kimseye hissettirmedim.
Zaten pek hâlimden anlayan da yoktu.
İçimde yaşayıp bitirmeye o kadar alıştım ki
gece yanlışlarımla astığım kendimi
sabah umutlarımla sarılmaktan hiç çekinmedim.

İki kişi seni çok iyi anlar ,,,
Biri senin yaşadıklarını durumlarını yaşamış olan ,
Diğeri seni çok sevmiş olan ..

Arkadaşlar “ erkeklere sesleniyorum “
İtaat et rahat et , bulandırma ortalığı
Anlatabiliyormuyum , çünkü çözümü yok !!
tamamen androit ile ios gibi ,
Yani farklı yazılımlarız ,mücadeleye girme ,
Ne o seni anlar ne sen onu anlarsın ,
Sen SEV sadece SEV 😁😁

Zeki insanlar hep dertlidir ,
Zeka iyi birşey değil . Beyin hep analiz halinde .
Biri sana bir hareket yaptığında ne amaçla yaptığını anlayıp kendine mis gibi dert ediniyorsun
Ama aptallara bak , dünyadan haberleri yok
Bu hayat aptallara güzel zekilere zindan 😏

Şarkıları ile büyüdüğüm hayatıma kattıkları hariç , adamlığı kişiliği karakteri sesi ve eğitmenliği ile hep takdir ettiğim saygı değer üstadım , toprağın bol olsun 😔

Saygı duymayı bilmediğiniz için sevemiyorsunuz. İstiyorsunuz ki, her şey sadece size göre olsun. İnsanların fikir ve düşüncelerini anlamak gibi bir çabanız yok. Kendinize ayna tutmadığınız için körsünüz. Kendinizi görme isteğiniz olmadığı için hep yalnızlığınızla kalıyorsunuz.

Poposunu devirmiş tembel bir yalnızlık, sıkılganlık; Sevmiş olmalı ki yerini, gitmiyor hayatımdan ..
Gerçi bu şarkı da bana uymuyor ya 😅
Seven gelmesin bana , duygusallık bana göre değil , en iyisi ben gene gitarıma başlıyayım 😜😜

Seninle ilgilenen biriyle birlikte ol. Komik yakışıklı güzel ya da sevimli olduğunu düşünen biri kastım değil , seninle ilgili her önemsiz ayrıntıyı bilmek isteyen birini kastediyorum. Yazdığın her kelimeyi okumak isteyen biri, önemsiz dahi olsa içinde sen varsın diye merak duyan biri olsun

TiTANİC 2022 😅😅😅

Eğer gökkuşağı istiyorsan yağmuruna katlanmak zorundasın

Sözlere değil,,, sana çabasını ve zamanını ayırana inan.

Sorunlarım ile uğraşırken ben 😁😁

Hipomani değişim bu olsa gerek 😁😁


Ben kendim giderim , ben kendim yaparım, ben kendim alırım diyen kadınların hastasıyım , nedeni ; onları karakteriniz dışında hiçbir şeyle karşıt tutup ilgisini alamazsınız ...

“ benzer yönlerimiz yok “ diyerek ayrılanları görüyor şaşıyorum ,
Benzerlikler, benzer şeyler sıkıcıdır ,
“ biz benzersiziz “ asıl olan değilmidir ..

Schopenhauer ne güzel demiş ;
Değeri ya da değersizliği, başkalarının gözünde nasıl göründüğüne dayanan bir varoluş da sefil bir varoluş olurdu.

Jonathan Swift şöyle diyor:
"Bir şeyi istediğimiz zaman hep onun çekici yanlarını görürüz, onu elde ettikten sonra da hep kötü yanlarını buluruz."
Ve Pablo Neruda onu şöyle destekliyor; “İnsan, ulaşamadığı her şeyin delisi, ulaştığı her şeyin nankörüdür.”

Dostoyevski "İnsancıklar" adlı kitabında: "Çok tuhaftı, ağlayamadım. Ama ruhum paramparça olmuştu." diyor.
İnsanın içine atmasının, güçlü görünmeye çalışmasının en yorucu hali bu olsa gerek. Tıka basa doluyorsun ama içine atmaya devam ediyorsun. Sonra içine attıkların senden ağır bir hale geliyor... Taşıyamıyor, güçlük çekiyorsun. Dışardan görenlere güçlüsün... için ise paramparça.
( stefan zweing ) in dediği gibi ..
"Belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla."

Fiziksel olarak gayet iyisindir ama
Duygusal yorgunluk diye de birşey var ,,,
Düşündüklerin ve hissettiklerin yüzünden kılını kıpırdatacak halin olmaz ...

Mutluluk her zaman vardır.
En karanlık anlarınızda bile.
Yeter ki ışığı açmayı unutmayın. 😁😁

"Gülümseyin işte
Kimine yalandan,
kimine inattan,
kimine içten,
kimine küfürlü,
kimine sevgiyle,
kimine aşkla...
Ama bir şekilde gülün.
O yerine gider." GÜNAYDIN...

Günaydın. "Hayat, insanı yıpratan bir oyundu. Sabah uyanıp ayağa kalkabilmek bile bir tür başarı sayılmalıydı bu hayat koşullarında" diyen Bukowski'yi çok iyi anlıyorum.
Sanırım o da benim gibi Pazar günü çalışıyordu.
Neyse, Mutlu Pazarlar...

Eger çok şanslıysanız; Hayatınızda bir kere, hayatınızı önce ve sonra olarak ayırabilecek biriyle tanışacaksınızdır,, ben bekliyorum 😁

Bütün odasındaki materyalleri tıkıştırdığı çantasından tek seferde tel tokasını bulan kıza “ benim gibisini bulamazsın “ demeyin çarpılırsınız

Hayatlarımızı bazen yakaladığımız fırsatlar belirler. Bazen de kaçırdığımız...

Eskiden bu saatlerde Ahmet Kaya’da sevgi duvarı vakti olurdu.
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi diyip pasaklı kontesi öperdik yanaklarından.
Bende tüm kontesleri öpüyorum yanaklarından ,, iyi geceler ...

Kadınların hayatın herhangi bir alanında pozitif ayrımcılığa ihtiyaçları yok.
Engel olmayın yeter.
pozitif ayrımcılığın temeli ise kişinin yetersiz olduğu düşüncesidir.
Kadınlar yetersiz değildir.

Hiçbir zaman hiçbir şeyi tam olarak bilmiyoruz. Bu yüzden hatalarımızı düzeltmek adına bizi eleştiren herkesin küçük ya da büyük demeden eleştirisini bir süzgeçten geçirmeli ve düşünmeliyiz. !!!

Kadınlar hiçbir şeyi erkeklere kendini beğendirmek için yapmıyor erkekleri tahrik etmek için açık giyinmiyor erkekler güzel görsün diye dövme yaptırmıyor piercing taktırmıyor ya da saçlarını boyatmıyor kadınlar her şeyi kendileri için yapıyor ama eriller bunu da kendine yoruyor 😄😄

Gerçekleştirilmesi gereken insanlık görevi .
İnsanlara üç çağrım var ,
Her bireyi insanlığa ihanet etmemeye çağırıyorum .
Bugünün insanının üç uzvuna gereksinimi var ,,
1) akıl için kafaya ,
2) duygu için yüreğe ,
3) omurga ; buda kimse önünde sürünmemek için