
Sözletin sahibine ulaşmıyorsa birde susmayı dene derviş hamuş ol..






Kalpmidir insana sev diyen yoksa yalnızlıkmıdır körükleyen sahi sevmek nedir.?Bir muma ateş olmakmı?Yoksa yanan bir ateşe dokunmakmı?







“Hepimiz bir şey bekleriz. Mesela ben, hayatım boyunca birşeyler bekleyip durdum, bütün hayatım boyunca sanki tren istasyonunda bekler gibiydim, bütün zaman boyunca sanki yaşadığım hayat gerçek değildi de bir tür bekleyişti.










sen öyle bakmaa..



YÜZDEKİ GÜZELLİK sadece KABUKTUR.
Kabuğun göze hoş görünmesidir.
ASIL GÜZELLİK ;
Kişiliğiyle , DÜŞÜNCESİ İLE,
YÜRÜYÜŞÜYLE , bakışıyla, KONUŞMASIYLA,
SESE TONUYLA , kelimeleriyle, KELİMELERDEKİ VURGUSUYLA
İnsanın HAYATA KARŞI DURUŞUNDAKİ KALİTEDİR..!


Evet bencil bir insanım ben.
Bütün acılarımı ve suskunluklarımı sadece kendimle paylaşıyorum.
İster adına bencillik deyin, ister kimsesizlik.
İster adına karamsarlık deyin, ister çaresizlik.
İçimde kapısı örtük, duvarları kalın ve perdeleri kapalı bir dünyam var,
işte ben orda yaşıyorum.
Anlamadığım bir dünyada, anlaşılmayı da zaten beklemiyorum.

Kelimelerin, anlam ifade etmeyeceği zamanlar,
Havada, asılı kalan cümleler bırakıyorum;
Sen, istediğini kopar..

Beyhude bir gecede acılara râm olmaktayım.
Gözyaşlarım mesken tutuyor yanaklarımı
Derin hülyalar kanatıyor yüreğimi.
Sessiz sokaklar iniltilerle doluyor
Gam vuruyorum şehrin sisli sokaklarına.
Arz-ı halimin tarifi yok!
Bir umut beslemek isterken
Ümitsizliğimi üflüyorum dört bir köşeye
Zaman dalgalanıyor emsalsiz zihnimde
Gece, yalnızlığımı haykırıyor sanki
Hece hece yalnızlığı yaşıyorum.
Ne yapsam acımı akıtamıyorum.
Ne yapsam da bir çıkış noktası bulamıyorum..
Yüreğim yine çıkmaz sokaklarda...


Güvensiz sanıyorlar beni; değilim. Sadece kendi içimde kendime göre bir dengem var, ve bir daha kırılırsam toparlanamama endişesi taşıyor yüreğim. Bu yüzden şimdilik sadece kendime güveniyorum.

Kin tutmuyorum hiçkimseye.
Ama kimin ne yaptığını da unutmuyorum. Çoğu şeyi içime atıyorum bazen ama derler ya, herşeyin bir zamanı var. Doğru zamanı bekliyorum.
Yapılan hiçbirşeyin farkında değilim sanmayın beni, uğraşmak istemiyorum.
Çünkü uğraştıkça yoruldum.
Yoruldukça yıprandım.
Yıprandıkça vazgeçtim

Tüm çukurlardan tek başına çıkabilmeyi öğrenen kadın,
kadına özgü o muhteşem zarafeti biraz kaybetmiş olsa da, gerçek bir kadındır.
Toprak gibi, deniz gibi durur öyle.
Karşındaki adamın bunu anlayabilmesi için,
gökyüzü olması,
yağmur olması gerekir...


Sen hiç mutlu olmadın ki. Çocuk gözlerimle gördüm hep damlayacak gibi duran gözyaşlarını. Gülümserken dahi ağzında acının, kederin tadı kalmış gibiydin. Öyle hüzünlüydün ki bakışlarının değdiği her yer hüzünle örtünüyordu sanki. Senin yanında kahkahayla gülmek haksızlık gibi geliyordu bana. Sanki dünya mutluluktan sarhoş, bir sen kederle giyinmiştin. Yarım kalmıştı hep umutların. Ben seni hiç dört başı mamur bir huzurla görmedim ki.

Kimi zaman ağır gelir sol yanın
Nefes alacak mecal bulamazsın
Hani en çok kendinden uzaklaşmak istersin
Kendini karşına alıp, dinlenmek istersin, ama yapamazsın...

KADINIM BEN...
Gözlerimdeki gülüşle gizlerim gönlümün yaralarını.
Sudan çok gözyaşlarım temizler her gece rimellerimi.
Kahkahalarım en güzel fondotenidir acılarımın .
Düşüp düşüp kalkarım ayağa ,
Söner söner yanarım bir mum gibi,
Haberiniz olmaz..
Siz görmezsiniz, bilmezsiniz
Güzel elbiselerimin altında kanayan kalbimi.
Kırmızı rujumla kapatırım ihanete olan öfkemi.
Saçımdaki inatçı beyazların
Muhasebesini tutar her gece dünüm...
Siyah boya tutmayan sızılarım var benim.
Güçlü görünmek uğruna
Yutar yutar, susar dilim.
Yatana kadar kaç maskeyle dolaşır,
Kaç kişiye 'iyiyim' yalanını söylerim..
Kadınım ben!
Yaşamın ağırlığından nasibini alır omuzlarım
Ayakta kalmak için, hayatımdan çalarım...


Herşey bitti artık dediğimiz zamanlar olmuştur; Aşktan elimizi eteğimizi çektiğimiz hergün aynı gökyüzüne bakıp iç geçirdiğimiz dar vakitler yorgunuyuzdur mutlaka hayatımızı bir bölümünde... Herşey birbirinin aynısıdır: Deniz bildiğimiz maviliktedir, güneş artık ısıtmaz içimizi temmuz sıcağında bile. Hergün bildik yüzlere aynı selamlar verilir ve her sabah üşenmeden taktığımız maskelerle yeni bir güne daha başlarız. Yeniden... Yeniden... Yeniden... Oysa hiçbir şey yeni değildir; Hatta aksine hergün hayatımız bir parça daha eskimektedir. Heyecansız, dingin, suspus bir hayatın sürgününde geçmektedir artık günlerimiz ve içimizden kimseye ne şikayet etmek gelir ne de buralardan çekip gitmek... El ele tutuşmuş her sevgili bir parça daha içimizi burkar, her ayrılık şarkısı içimizi bir kez daha kanatır... Biten aşklarımızın hepsine bir türkü yakarız, artık geçmiş oldu hepsi diyerek... Ve tamda herşeyden ümidi kesmişken çıkageliverirsin, özür dilerim geç kaldım dersin. Başlarsın anlatmaya kendini. Hiçbir şey ses vermez olur, zaman durur; Ama sen akmaya başlarsın içime doğru bir çağlayan gibi... İşte o an AŞK YAKALAR SENİ...

Söz bulamıyorum güzel sesli bir sanatçımızı daha kaybettik başımız sağolsun .. 😢
