
İçimdeki şehrin bütün ışıkları söndüğünde
bir tek ben kalıyorum sessizliğinde.
Aynalara bakıyorum;
yorgun bir kıtanın haritası çıkıyor karşıma.
Gözlerimde sürgün limanlar,
dudaklarımda yarım kalmış mektuplar…
Kimseler bilmiyor
hangi geceleri sabaha tek başıma taşıdığımı,
hangi enkazın altından
gülüşlerimi kazıyarak çıkardığımı.
Kalbim bir kuş gibi çırpınıyor göğsümde;
kendi yangınımın içinde
duman kokulu bir baharım.
Küllerimi savurup
kendime çiçek olmayı öğrendim.
Artık ellerimi bırakmıyorum,
kendi saçlarımı okşuyorum.
Bir başkasına sığınmak değil niyetim;
kendi içimde mevsimler kuruyorum.
Ve şimdi biliyorum…
Dünyada en zor sevilen kişi
bazen insanın kendisiymiş.
Ben kendimi sevdim;
kırık yerlerimden sızan ışıkla,
eksik cümlelerimle,
yarım kalmış hayallerimle…
Belki de ilk defa
sadece ben vardım bir şiirin dizelerinde —
ama hiç bu kadar tam olmamıştım,
hiç bu kadar kendime yaklaşmamıştım.
~

Comments