
Bir ömrü heba etmenin en kolay yolu nedir, deseniz;
“Takılı kalmak” derim.
Sönmüş bir ateşin külleri arasında hâlâ ısınmayı ummak.
Kapanmış bir defterin satırlarında kendine yer aramak.
Değiştiremeyeceği bir geçmişi zihninde durmadan yeniden yaşayıp, bugünü soldurmak.
Ve bir hikâyeye tutunayım derken,
fark etmeden
kendi ellerini bırakmak.