• Sait

    ÖDENMEYEN GÜN

    Güzeller güzeli bir prensese, 22 yaşındayken

    bir beyefendi sürpriz bir teklifle gelir.

    Hasta kızı için gençlik yılları aradığını söyler ve

    "Bana gençliğinizden bir yıl ödünç verirseniz, ömrünüz

    sona ermeden onu gün gün size geri ödeyeceğim" der.

    Prenses henüz o kadar gençtir ki, cömertçe

    gözden çıkarır bir yılı; ödünç verir beyefendiye...

    23 yerine 24 yaşına basar o yıl yaş gününde...

    Yıllar yılı hatırlamaz verdiği borcu... Ancak;

    ne zaman ki 40 yaşını aşar ve o dillere destan güzelliği

    bozulmaya yüz tutar; arar beyefendiyi ve 365 günlük

    alacağını tek tek tahsil etmeye başlar.

    Özellikle balo günleri, bütün çizgileri yok olmuş bir yüzle

    ve körpe bir bedenle girer salonlara...

    Gece, odasına sızmayı başaran aşıkları,

    gece yarısından sonra yüzünün nasıl kırıştığını hayretle gözlerler...

    Her gençleşmenin ardından uyanış anı daha acı verici olur.

    Çünkü yaşı ilerledikçe, o hali ile 23 yaşı arasındaki fark

    daha da açılır. Fark açıldıkça "bir gün, bir saat, bir an olsun"

    gençlik aşısını tatmak daha güzel gelir.

    Ancak sayılı gün çabuk geçer... Kalan günlerini

    hoyratça harcayan prenses, geri isteyebileceği

    sadece bir günü kaldığını fark eder:

    "Bir günlük ışık, sonra sonsuza dek karanlık...!"

    Ateşli bir sevgilinin bütün bedenini okşaması için

    o tek günü özenle saklar. Bu son yaşam parasını harcamak için

    çılgınca bir istek duysa da kıyamaz bir türlü...

    Nihayet evine gelip, öyküsünü dinleyen ve

    dizlerine kapanarak gençliğinin son gününü kendisiyle

    geçirmesi için yalvaran bir adamın teklifini kabul eder.

    "O gün" geldiğinde adam, en şık elbisesi ve

    titreyen yüreğiyle açar bahçe kapısını...

    Kadının villasına girer, iki kişilik hazırlanmış masada

    mumların yandığını görür. Bir süre bekledikten sonra

    meraklanıp prensesin kapısını tıklatır.

    Yanıt gelmeyince açıp girer.

    Dört bir yana savrulmuş görkemli giysilerle dolu odada

    prenses, aynanın karşısında bir kanepeye uzanmıştır.

    Yüzü bembeyazdır. Gençliğinin dönmesini beklerken

    son nefesini vermiştir prenses....

    Adam, bu ani ölümün nedenini yerde bulduğu mektupta okur.

    Satırlar, borçlu beyefendiye aittir:

    "Soylu prenses...! Size borçlu olduğum son gençlik gününü

    geri veremeyeceğim için çok üzgünüm.

    En derin bağlılığımla..."

Yorumlar