
Ne kadar çok şeyden şikayet ediyoruz değil mi?
Ve ne kadar çok kullanır olduk pişmanlık içeren cümleleri..
Keşke boyum daha uzun olsaydı, burnum daha hokka, kaşlarım daha kavisli..
Keşke bu işe kalkışmasaydim, keşke onu, bunu, şunu tercih etmeseydim..
Kılıflar aramayın efendim kararlarınıza..
Vakt-i zamanı geldiğinde, pişmanlık duygusu içinizi kemirmeye başladığında; "keşke"lerle devam etmeyin cümlelerinize..
"Keşke" demeden önce düşünmelisiniz; o gün de akıl ve mantık ikilisi içerisinde almıştınız o kararı.. Sonrası sizin şikayetiniz.. Yani sırf işler sizin istediğiniz gibi gitmiyor diye 'keşke' kelimesini israf etmemelisiniz..
Dahası yaşanacak, yaşanması için zihinlerinizin en tozlu raflarına kaldırdığınız hayallerinize haksızlık etmeyeceksiniz..
Sırf sizin olmadı diye şaşalı hayatlara bakıp doğdunuz yere, eve, aileye, soya küfürler yağdırmayacaksiniz..
Altın tabaklarda sunulan hayatlar ebeveynlerin eseri.. Sizde yoksa çocuklarınıza bırakmak için çabalayacaksınız..
Herkes herşeyden şikayet ediyor da kimse aklından şikayet etmiyor farkında mısınız? Herşey yarım yamalak, eksik, gayesizce dağıtılmış ama akıl öyle mi.. Hepimizde eşit.. Hatta sizde herkesten fazla(!)..

Comments
Birol
dogru.