• Ali

    İş işten geçtikten sonra farkına varmada, sahip çıkmada, desteklemede birinci oluruz sanırım.

    Psikologlara gittiğimizde, bizimle konuşmaya “dün ne yaşadın” diyerek başlamazlar.

    (Kaldı ki halen bu yüzyılda, psikoloğa gitmenin ayıp sayıldığı bir ülkedeyiz.)

    Genelde çocukluğumuza inmek isterler.

    Çünkü birçok şeyin anahtarı, kara kutusu oradadır.

    Bu yüzden sevgiyle, anlayarak, anlatarak, yanlışlarını kapatmayarak, adaletli olmayı öğreterek büyütmeliyiz.

    Baban ne derse o olur değil!

    Git başımdan değil!

    O sana vurduysa sen de ona vurla değil!

    Birlikte kararlar vererek!

    Sarılarak!

    Şefkat ve merhametle...

    İlerleyen yaşlarında kadının değerini, bir buket çiçek almanın ve bir kadına vermenin ayıp olmadığını, erkeklerinde ağlayabilmeleri gerektiğini, eşleriyle hem dost, hem eş olmaları gerektiğini, dinlemenin önemini anlatarak büyütmeliyiz.

    Bizim zamanımızda böyle şeyler yaşanmazdı diyenlere de;

    o zamanlar iletişim ağı bu kadar geniş değildi. O zamanlar bu kadar bozulma yoktu belki ama duyulmadık varmış da görülmedik yokmuş.

    Şimdi tüm bu kötü olaylardan,

    diziler, filmler, haberlerden

    ne yazık ki 4 yaşındaki çocuklar dahi haberdar.

Yorumlar