







Eskir diye giymeye kıyamadığım sevdiğim kıyafetlerim küçük gelince otomatik olarak kardeşime devredildi. Ve birdenbire bitmesin diye ibadet hassasiyetiyle küçük küçük parçalarla ısırdığım dondurmaların yarısı ben yiyemeden eridi. Kremalı bisküvilerin bisküvilerini önce kremalarını sonra yedim hep ama sıra kremaya geldiğinde yediğim bisküviler beni tıkadığından hayal ettiğim tada hiç ulaşamadım..
Çok sonraları bunun bir tür kader olduğunu anladım. Kimi ya da neyi sevdiysem en az onunla vakit geçirebildim. Hiçbir şeyi ya da hiç kimseyi doya doya, tadını çıkara çıkara sevemedim. Elimden alınır ya da kaybederim korkusu içimden gelenlerin bir adım önündeydi hep. Çok sonra anladım ki ben aslında sahip olduğumu zannettiğim tüm sevdiklerimi en baştan kaybettim.








Zaman geçsin diye bekle, zamanı gelsin diye bekle.
Anlatmak için bekle, anlaşılmak için bekle.
Bulmak için bekle, bulunmak için bekle, buluşmak için bekle.
Başlasın diye bekle, bitsin diye bekle.
Sabahı bekle, geceyi bekle, baharı bekle, yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle.
Daha iyisi için bekle, daha yenisini bekle.
Sabırdan bekle, çaresizlikten bekle, panikle bekle, vazgeçerken bekle.
Plan yap bekle, hayal kur bekle.
Değişsin diye bekle, dönüşsün diye bekle.
Bir bekle, iki bekle.
Hayat geçsin önünden
geçip gitsin,
sen bekle ...!
Icarus






Bir kız çocuğu Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba?
18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi,
saçına ilk ak
düşünce mi?
Bence hiçbiri değil.
Bir kız çocuğu büyümez.
Kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini.
Son nefesini içi arzularla, heyecanlarla dolu
bir kız olarak verir.
Ama değişim yaşar.
Hayat o kızı sürekli değiştirir ve bu değişimlerin hiç şaşmayan bir aktörü vardır:
"Bir erkek.."
Zülfü LİVANELİ ...
Kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini.
Son nefesini içi arzularla, heyecanlarla dolu
bir kız olarak verir.
Ama değişim yaşar.
Hayat o kızı sürekli değiştirir ve bu değişimlerin hiç şaşmayan bir aktörü vardır:
"Bir erkek.."
Zülfü Livaneli



“Cehalet bizi boğuyor artık. Eskiden zalimin zulmü vardı, şimdi cahilin zulmü! Yalnız cehalet değil, cehalet ve kötü niyet karması, bu ülkedeki her vicdanlı, iyi niyetli, kaliteli insanı boğuyor artık. Bir yanda körkütük cahil kötü niyet, bir yanda hoyratlık, sevgisizlik, düşmanlık ortamı… Bir şey oldu bu insanlara, kimse kimseyi sevmez oldu. Sinsi, bir tür nefret başını çıkardı bütün duyguların arasından. Alaycılık bütün üslupların arasında belirginleşmeye başladı. Sadece ezberletilen şarkıları söyleyebilenler ortalıkta. Sevmeden aşık olanlar, kavga etmeden yenenler, cin olmadan adam çarpanlar yeni kurallar koydular sanki ve kaptırdı insanlar kendini bu düzene.”
Meral Okay










Aşka ömür biçenlere aldırmayın,
aşkın ömrü üç yıldır,
beş yıldır,
yedi yıldır kalıpları birer safsatadır.
Aşk için gerekli olan iki şey vardır,
dürüstlük ve cesaret.
Yeteri kadar şeffaf ve cesur olursanız
aşk hiç bitmez.
Aşkı zaman değil, yalanlar,
iki yüzlülükler,
küçük hesaplar bitirir...
Stephan Mallarme