
✍✍👈
iftira
Lâfı-sözü dinlenen, ağzından çıkan her lâfa itibar edilen bir adam, bir başka adam hakkında; “iddia” mı desem, “iftira” mı desem, bir lâf etmiş...
Dedik ya, “lâfı dinlenen” biri... Ağzından çıkan her söz; “durgun suya atılan taş”ın oluşturduğu “halka”lar misali; halka halka, sokak sokak, mahalle mahalle, şehir şehir yayılıp, bütün ülkede duyulmuş...
Ve tabiî; adı geçen şahıs hakkında kimi “buğz” etmiş, kimi “kin” duymuş, kimi de öfkelenmiş!..
Anlayacağınız;
Bu “hınç”ların ardından, bir “linç” kampanyası açılmış adam hakkında... Gıyabında, çoktaan “hüküm” verilmiş... Bu “yargısız infaz”ın sonunda; hani adamı ellerine geçirseler, bir kaşık suda boğacaklar!.. “Aleyhinde” böyle bir hava oluşmuş yani...
Günler, haftalar ve hatta aylar böyle geçip giderken; “sözü dinlenir adam”, bir hata ettiğini farketmiş... Ağzından çıkan sözün, bir “iftira” olduğunu anlamış...
Anlamış, anlamasına da;
Ok yaydan fırlamış bir kere...
BEN ETTİM, SEN ETME!
Yine de, “dürüst ve imanlı” bir adammış... “Pişmanlık” duyup, başlamış kıvranmaya... “Ne yapsam, ne etsem de kendimi affettirsem?” diye düşünürken, karar vermiş; gidip “özür” dileyecek...
Düşündüğü gibi de yapmış...
Gitmiş “iftira” attığı adamın yanına... “Ne olur” demiş; “Ben ettim, sen etme!.. Bir halt işledim, ne olur beni affet!”
“Olur” demiş adam; “Özrünü kabul ederim ama, bir şartla!”
Adam, sevinçle bağırmış;
“Ne istersen yaparım... İstersen kölen bile olurum!.. Yeter ki beni affet!”
Adamcağız, bir “çuval” bulmuş, içine de “kuş tüyleri”ni doldurup, ağzını bağladıktan sonra; “Hadi” demiş, “Şu dağa çıkalım!”
Çıkmışlar... Dağın “en rüzgârlı tepesi”ne geldiklerinde, adam çuvalın ağzını açmış, “kuş tüyleri”ni boşaltmaya başlamış!..
“Kuş tüyü” bu; hiç rüzgârda durur mu?.. Her birisi, ayrı bir yere dağılmış!.. Kimi Hanya’ya, kimi Konya’ya!..
Bu manzarayı şaşkınlık içinde izleyen adam, “bu işin nereye varacağını” merak ederken, çuvaldaki son tüyü de döken adam; kendisine “iftira” atan adama dönüp, demiş ki;
“Hadi, sıra sende... Rüzgârın dağıttığı şu tüyleri tek tek topla, doldur şu çuvala da, özrünü kabul edeyim!..”
Mümkün mü o tüylerin hepsini tek tek toplayıp da yeniden çuvala doldurmak!..
Elbette mümkün değil!.. Çünkü, “dağın her yanına” dağılmışlar!..
Adam; “Ben bunları nasıl toplarım?” diye düşünürken, “iftira”ya uğrayan adam, şöyle konuşmuş:
“Senin bana attığın iftira da, aynen bu tüyler gibi, ülkenin her yanına dağıldı... Sen, nasıl ki bu tüyleri tek tek toplayamazsan, ben de senin sözüne kanan insanlara tek tek anlatamam!
Comments