
Biliyorum!...
Bir kapı gıcırtısı gıcıklığında duyuyorsun beni.
Bir sarhoş narası kadar tahammül edilmezim.
Görmüyormuyum sanıyorsun,nefretinde ki boş kovanları?
Her gün,yüreğinde belki bin kez beni vuruyorsun.
Gerek yok basma bezi narinim,gerek yok...
Gerek yok doğmayacak yarınım,gerek yok...
Sen ölüye kurşun sıkıyorsun?
Sanki rüyalarında gibiyim;nefesim kesiliyor.
Sen, her gece yüreğinde beni boğuyorsun.
Paslı bir çivi görüyorum hüzmelerinde gözlerinin;
Her bir bakışında çarmıha geriyorsun.
Her nefretinde;yani her gece, yeni baştan,
Darağaçları kuruyorsun...
Gerek yok ceylan gözlüm,gerek yok yürek sözlüm.
Ölü bir ruhun sehpasına vuruyorsun...
Vahşi'yi bilirsin,hamza'yı da...
Ruhun vahşinin bedeninde her gece;
Kalbimi mızraklıyorsun...
Gerek yok ecelim,gerek yok cehennemim,
Sen vahşi değilsin hakikaten.
Bende hamza değilim zaten...?
Sen,''onun kalbi'' diye et yığını deliyorsun...
Gerek yok ebabilim,gerek yok yok oluşum,
Beni zaten yokluğunla,yıllardır vuruyorsun...
Yani bu köhne beden;
ŞİMDİ Mİ ÖLDÜ SANIYORSUN?
İkimiz de katiliz;
Ben senin,sende benim;nefsi müdafada...
Ne dersin?hangimiz daha çok yeriz?
Şerif KORKMAZ... 19/02/2010 Perşembe
18:15
