
.Benim adım Azazil, şeytanın poker masasında tanrıya yaptığı blöfüm. Ne anlama geldiğimi öğrenemeyecek kadar sarhoş gezdim her daim. Sekiz yaşında ve çok küçüktüm. Hayata sırtımı döndüm ve hızla uzaklaşmaya başladım. Koşuyordum. Ayaklarımın diplerinden mermiler geçiyordu. Ateş ediyorlardı arkamdan. Sonra soluklanıp bir bira içmeye karar verdim. O günden beri içiyorum.
Benim adım Hekate. Adem'i kandırıp elmayı yedirten şeytanı kandıran elma kurduyum. Bu kadar zeki olmayı tanrı...mı bir kumar masasında kaybettikten sonra öğrendim. Dokuz yaşında ve çok küçüktüm. Kaybedecek bir tek tanrı kalmıştı. Onu masanın üzerindeki oyun kağıtlarının arasına bırakıp o masadan kalkarken ne kadar üç yüzlü olduğumu gördüm. O günden sonra aynalarla aramdaki bağı bir ustura ile kestim.
Benim adım Sammael. Oyun kağıtlarının arasından öfke ile bakıp bir şeyleri küfür olarak seslenen tanrının ağzından çıkan nefretin özsuyuyum. işlerin nasıl yürüdüğünü anlamaya çalışırken iki gözümü ve aklımı kör ettim. işe yaramıyor, ağırlık yapıyorlardı sadece. aklımı kırıntı halini alacak kadar ezdikten sonra kilisenin bahçesindeki şizofren kuşları yemledim. gözlerimin birini iki yerinden bıçakladım, diğerini darağacında yargıladım. cesetlerini bir gece yarısı el yapımı halılara sarıp kimse görmeden kapımın önüne attım. çünkü çok yalnızdım. bir şeyler olsun istiyordum, evin içinde birileri. ceset dahi olsa!
Benim adım Tutankhamun. Genç yaşta ölenlerin tanrısıyım. Bunu genç yaşta kendimi kaybettikten sonra öğrendim. Henüz on yaşındaydım ve küçüktüm. bir kadını sevdim ve bir daha kendimden haber alamadım. bir orman kenarında cesedimle karşılaştıktan sonra umudumu kaybettim. gidip bir kayıp eşya bürosuna yerleştim.🐞

Comments