
Sen ,
Şimdi gidiyorsun öyle mi?Yani bana öl mü diyorsun?Bundan bir kaç yıl önceyi hatırlıyormusun?Hani şu ilk kez '' biz '' olduğumuz zamanları.Çizilmiş kaderden kaçıp , ikimizin yazdığı kaderi yaşamaya başladığımız o anları yani..Aksak ayaklı bir masa ve bir kaç gıcırdayan eski sandalyenin eşya diye boy saldığı o metruk dağ evini...Bütün yorgunluğumuzu masanın üzerinde bırakıp gıcırtılar arasında yaptığımız akitler hiç mi beynini delmiyor şimdi?VE sen gidiyorsun....anlayabiliyorum tutkunun peşinden gittiğini...gelişmeye , değişmeye olan sevdanı biliyorum...her an bir şeyi bırakıp başka bir şeye merhaba diyebilmekmiş gelişme...değişme hislerini takasa verebilmekmiş bir tüccar edasıyla...yani şimdi ben bırakılan sıfatıyla gelişmene yardımcı olmuş oluyorum değil mi?Ne büyük bir tüccar olmuşsun böyle...peki benim tanıdığım kimdi?Eğer seni tanıdıysam ozaman bu tüccar kim?Lütfen ve bütün ricalarıma mahsuben kendin ol...Unutma ; kendin gibi davranmadığında , sürekli yakalanma korkusuyla , yani gerçek kim olduğunun görünmesi kaygısıyla yaşarsın...cesursun bilirim;herkesin başkası olmaya çalıştığı dünyada sen dürüstçe kendin olma cesareti göster...göster ki bu kabüstan uyanabileyim..şüphesiz ben,kaybetmeyi göze alarak aşşkında erittim yüreğimi;olur ya belki tatlanır dedim hayat....Kendimi kaybetmişliklerimde kendine gel ne olur..kuzey , güney dururken sen batıdan terkettin;doğudan doğ ne olur..neden birisine yönü sormak yerine etrafında daireler çizip durmayı tercih ediyorsun...neden? iyi ya , öyle olsun...
Bütün gitmişliğine ben ömrümü verdim;
ÜSTÜ KALSIN...?
Şerif KORKMAZ

Comentarios