
Hikayenin bundan sonrası oldukça acıklı anacım...
Ne sen toprağını yor dinlemek için ,
Nede ben zavallı beynimi , anlatmak için kurşuna dizeyim...
Gitti velhasıl anacım , gitti...
Sıradanmıydı bilmiyorum ama , fırtınamsı yağmurlu bir sabahtı.
getirdikleri vardı beraberinde , öyle bomboştu...
Gitti...
En son Selim amcaların köşeyi dönerken gördüm ,
Yalın ayaktı , sırılsıklam etekleri vardı avucunda.
Bir atlıdan kaçar telaşı hakimdi yüzüne ,
Lanet olsun dercesine salladı elini , VE
Gitti...........
Sana verilmiş sözüm vardı anne ;
Huzurlarıma da hüzünlerime de şahit olacaktın.
Üzgünüm anne ;
Devlet malını zimmete geçirip işinden kovulmuş ,
Yüzsüz bir memur kepazeliğinde geldim sana .
Hiç bir huzuruma şahit kılamadım seni.
Cennetliksin biliyorum ; ama ben ,
Cehennem azabı yaşattım toprağına.
Sen , fidanım dedin , gülüm dedin ama ben ,
Bir kara çalı gibi geldim kucağına..
Bari sen....bari sen bir ufak şefkat göster bu yavrucuğuna..
Şerif KORKMAZ

Commentaires