O kadar yorgundu ki , kendisini Arizonanın en dehlizine , Antilop kanyonuna atılmış gibi hissediyordu...VE çok yorgundu; belli ki yüreğini de gözlerini de Arizonanın köpeklere atılan kemikleri andıran derinliklerinde unutmuştu...cigarasından çıkan dumanlardan yüzü görünmediği için hangi yüz ifadesiyle mırıldandığı belli olmadı...VE dedi ki ;
Bir avuç tuz ile taze bir yaranın,
Zalim bir avuçta buluşmasıydı gidişin...
Kıyametten önce kıyamet,
Yıkılıştan önce yok oluş,
Sonu gibiydi dünyanın;
Hani o,yağmurlu sonbahar akşamında
Artık seni sevmiyorum deyip,gidişin...
Ağlamaklıydı ses tonun;hatta
Bir miktar ağlıyordun...
Öyle bencilceydi ki mazeretlerin,
Ben ise gülüyordum?...
Hayretine şahidim;ilk defa gülüyordum.
Biliyorsun ecelim,gülmeyi bilmiyordum.
Timsahlar da ağlardı,bir bunu biliyordum.
İç geçirmelerimin gölgesinde eriyen,
Kaç gitme! deyişim oldu?
Kaç kez tutmak istedim ellerini;
Hayata tutunmak için?
Söyle zaliiim! kaç kere
Yüzün avuçlarımda;gitme dedim...
Hadi söyle!!!
Kaç kere dudaklarımdan kan damladı toprağa?
VE kaç kardelen baş kaldırdı toprakta ki kanımdan?
Utanma,söyle şimdi,dök içini,anlat
Hakkın varmıydı beni toprağa koymaya?
Şimdi bütüüüün yazıklar bana;
Katran karası yürekte nur,
Yeknesak sevdada çare mi olur?
Şerif KORKMAZ
Yorumlar
Suat
😏😏👍
Sarı
😏😏
Suat
İyi akşamlar sarı
Şerif
O kadar yorgundu ki , kendisini Arizonanın en dehlizine , Antilop kanyonuna atılmış gibi hissediyordu...VE çok yorgundu; belli ki yüreğini de gözlerini de Arizonanın köpeklere atılan kemikleri andıran derinliklerinde unutmuştu...cigarasından çıkan dumanlardan yüzü görünmediği için hangi yüz ifadesiyle mırıldandığı belli olmadı...VE dedi ki ; Bir avuç tuz ile taze bir yaranın, Zalim bir avuçta buluşmasıydı gidişin... Kıyametten önce kıyamet, Yıkılıştan önce yok oluş, Sonu gibiydi dünyanın; Hani o,yağmurlu sonbahar akşamında Artık seni sevmiyorum deyip,gidişin... Ağlamaklıydı ses tonun;hatta Bir miktar ağlıyordun... Öyle bencilceydi ki mazeretlerin, Ben ise gülüyordum?... Hayretine şahidim;ilk defa gülüyordum. Biliyorsun ecelim,gülmeyi bilmiyordum. Timsahlar da ağlardı,bir bunu biliyordum. İç geçirmelerimin gölgesinde eriyen, Kaç gitme! deyişim oldu? Kaç kez tutmak istedim ellerini; Hayata tutunmak için? Söyle zaliiim! kaç kere Yüzün avuçlarımda;gitme dedim... Hadi söyle!!! Kaç kere dudaklarımdan kan damladı toprağa? VE kaç kardelen baş kaldırdı toprakta ki kanımdan? Utanma,söyle şimdi,dök içini,anlat Hakkın varmıydı beni toprağa koymaya? Şimdi bütüüüün yazıklar bana; Katran karası yürekte nur, Yeknesak sevdada çare mi olur? Şerif KORKMAZ
Sarı
Vayy be süper gönlüne yüreğine sağlık 👍