
DİNLE HELE
"Türk'üm"
çünkü kendimi tanımlamak için başka sıfata ihtiyacım yok, başka sıfatlarım bundan sonra gelir.
"Doğruyum"
çünkü yalan dolanla hile hurdayla işim olmaz, dürüstüm.
"Çalışkanım"
çünkü çalışmadan kazanılan her lokmanın misliyle daha sonra çıktığını biliyorum.
"İlkem küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak.."
çünkü güçsüzlerin yanında durup onların ezilmesine engel olurum, büyüklerimin öğütlerine kulak veririm.
"..yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir"
çünkü beni yaşatan bu yurttur, benim ilk ait olduğum toplum bu millettir. Kendimi tanı larken diğer bütün gruplar milletten sonra gelir. Önemli olan ait olduğum seçkin zumre ya da cemaatin çıkarları değil milletin çıkarlarıdır. "Ülküm yükselmek ve ileri gitmektir"
çünkü 11. yüzyılda yaşayan İslam alimi (!) Al-Ghazali'nin verdiği hasardan hala kurtulamamış olan müslüman toplumun en büyük geri kalmışlık ibreti olduğunu bilir, çağın gerisinde kalan toplumların yok olmak zorunda olduğu bilinciyle yaşarım. "Ey büyük Atatürk!" Bunun sebebini bilmiyorsan "onu da annene sor".
"Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğime ant içerim" çünkü açtığı yol bizi ilme, hürriyete, refaha kavuşturdu. Gösterdiği hedef özgür, üretebilen ve çağdaş bir ülke. Bu yolda yavaşlamak, durmak, sapmak, dönmek bizi sadece şu an olduğumuzdan daha kötüye götürür. "Varlığım Türk varlığına armağan olsun" çünkü o daha kapsamlı bir varlık, o benim varlığımdan faydalandığı kadar ben de onun varlığından faydalanıyorum. Her ne kadar günden güne vatandaşlığımızın değeri ele ayağa düşse bile...
"Ne mutlu Türküm diyene" çünkü Türk olmak bir nesile ait olmak değil, anlatılan değerleri benimsemekten gelir. Dua değildir bu ant. Tevekküle yer yoktur içeriğinde. Faydası da bu yüzdendir. Vaat edilen geleceğe ulaşmak için çabalamak gerektiğini vurgular. Oku üfle yat demez.

Коментарі