• Şerif

    Bir sayısalcı olmadım hiç...(nedendir bilinmez hep olmadığım sahalarda yüzdüm genelde)...bu yüzden hafıza sorunum hiçbir zaman beni yalnız bırakmadı...Hiç unutmam , sene bindokuzyüzseksen bikaç...Kur'an kurslarında yatılı kalarak okuyorum ortaokulu...Din kültürü ve AHLAK bilgisi dersinden ikmale kalmışım...yani eylüle..(ne geldiyse başıma hep bu hazan mevsimi eylül de geldi...).. Berkant TAŞKAYA vitr ismiyle vacip namazı eda ederken, son rekatında kunut dualarından önce tekbir alınca ellerimi yana salışımdan dolayı bırakmış beni o dersten...bilenler olacaktır ; sınavlardan bir müddet önce okul camlarında kocaman kocaman çarşaf listeler halinde kim hangi dersten kalmış , hangi dersin sınavı hangi tarihte yazar asar idareciler...sanırım 15 eylülde sınav var , bende bunu 25 diye tutmuşum aklımda...25 eylülde sınav için gittim okula....bahçede ve dahi bina içerisinde cinler cirit oynuyor tabii...dedim herhalde yani , bin küsür talebenin en kafiri sensin işte...tek başına kalmışsın dersten....sonra bi hoca belirdi kapıda , koştum yanına...(Abdullah çomoğlu )...sayıverdim arzuhalimi...yapıştı kulağına...ulan oğlum, hadi namaz kılamayacak kadar gavursun , tarihi okuyabilecek kadar okur yazar değilmisin dedi..neyse ki tek dersten kalmıştım ve öğretmenler kurul kararı (OKK) ile geçtim...o gün bu gündür , canım çok yanar da yaratıcıyla rabıta kurmak istersem ve sıra vitr ismiyle vacip o noktaya gelir , buz keser ellerim...zira kursta öğrendiğim bilgiler gereği ellerimi salmam gerekir , berkant hocaya göre salmamam...hoş süre-i fatiha ile sure-i zamminin de sırasını hep unuturdum...tahiyyat miktarı oturduğumuzda salli barik neredeydi rabbena nerede hep unuturdum...dedim ya hafıza sorunum hep olurdu...ilkokul numaramın 46 olduğunu da hep unuttum...ortaokul numaramın 904 ile başlayıp 1356 ile nihayet bulduğunu da...Fen bilgisini Fahrettin kutlu dan öğrendiğimizide unuttum coğrafyayı Osman kolyondan aldığımızı da...beden eğitimi derslerimize Nazlı ÜNSAL mı giriyordu sanki...Tarık bizim sınıftamıydı , peki ya uğur...Burcu ile Bengü ikizmiydiler acaba...Faruk çiçek okulun en uzun boylusumuydu , yada Cennet TABAK ile ben , on tam puan alan iki öğrencimiydik fenden....Nursel SAYGINAR'ın türkçe dersinden verdiği ödevleri kontrol görevi bendemiydi , ve ben mi paraflıyordum defterlerinizi...her teneffüste sana tadelle ısmarlamıyor ve derse girince kara tahtaya kırmızı tebeşirle büyük harflerle '' TADELLE '' yazıp altına da gene kırmızı tebeşirle tırnak içinde ‘’ sevgiyi anlatmanın yolu’’ diye ekliyormuydum sanki...üzerinde oturarak ders çalışmamız için muhterem pederimin Helim ustaya yaptırdığı kestane kalasından özel ve ağır tabureleri kesip biçip boya sandığı yaptık mı , senoz durağında okul çıkışları ayakkabı boyayıp bütün hasılatı biraderim Ahmetle birlikte PARLİAMENT cigarasına yatırdık mı vallahi unuttum...otçu Mustafa ÖDEMİŞ'in binasının beşinci katında arka taraf soldan ikinci odada kaldığımız aklımda bile değil....sobayı tutuşturabilmek için komşu odalarda kalan inşaat işçisi komşuların trabzon lastiklerini çalıp yaktığımız ise külliyen yalan..şeker alacak paramız olmadığında , gecenin en kuytusunda karşıdaki polis karakoluna gidip , '' polis amca marketler hep kapalı , şekerimiz bitti maalesef bize bi içimli şeker verirmisiniz '' dediğimizi kim uyduruyor , polis amcaların neredeyse bi aylık şeker verdikleride bi uydurma zaten...sanki çayeli sokaklarında gece bekçilerini allaha sığındıran bizdik haaa...töbe...İstiklal marşından kaçmışmıydık, komşu köye çıkan tek '' bedford '' marka kamyona yetişebilmek için ve Haşmet yahya KARTOĞLU azarlamışmıydı bunun için bizi....hepsini unuttum KIVIRCIĞIM...

    Bitek gözlerin aklımda , Gözleriiiiiiiin.....ha ; bide kırmızı montunu çok severdin...

    Şerif Korkmaz

    Şerif

Comentarios