• Ercan

    İYİ PAZARLAR...

    Uzun ama bakalım kaçınız bunu yaşadınız...

    Sabah bir uyanırsın, odanın içi buz gibi. Soba söneli saatler olmuş. Annen seslenir, kalkın hadi der, aldırmazsın. Kalın sıcacık yorganın içinden çıkmaya hiç niyetin yoktur. Annen gelir, bir hışım yorganı üzerinden çeker. İstemeyerek kalkarken bir yandan da tir tir titrersin, yer yataklarını toplayıp yan odadaki sandığın üzerine kat kat düzenli bir şekilde yerleştirirsin.

    Mutfakta annen patates kızartır, domates salatalık doğrar. Küçük kardeşlerinle beraber hemen televizyonun karşısına geçersin, çizgi film kuşağını bir sabah bile kaçırmak olmaz çünkü. Baban bu arada soba kovasını alıp çoktan dışarı çıkmıştır bile. Annen mutfaktan seslenir:

    -Hadi elinizi, yüzünüzü yıkayın. Birazdan sofraya oturuyoruz.

    Annenin laflarını duymazsın bile. Şeker Kız Candy`nin arkasından yine bir işler çeviren Eliza`ya kızmakla meşgulsündür çünkü. Baban bu arada dolu soba kovasıyla içeri girer, sobayı yakar. Biraz sonra sobadan çıtırtılar duymaya başlarsın. Kömür için için yanarken odaya tatlı bir sıcaklık yayılır.

    Bu arada annen yer sofrasını çoktan hazırlamıştır bile. Tiz bir şekilde seni ve kardeşlerini sofraya çağırır ama yine aldırış etmezsiniz. Bu sefer terlik koşar annenin imdadına. Çil yavruları gibi dağılıp sofrada yerinizi alırsınız. Bu arada baban kumandayı eline almış, sabah haberlerini izlemeye başlamıştır bile. Anne çayları doldururken yüzünüzü yıkayıp yıkamadığınızı sorar. Hep bir ağızdan yalan söylersiniz.

    -Eveeeet.

    Anne bu kanar mı? Tam terliğine tekrar uzanırken koşarak banyoya gidersiniz, yüzünüzden sular damlayarak sofraya tekrar oturursunuz.

    Kahvaltıdan sonra herkes dersinin başına geçer, malum yarın okul var. Küçük kardeşin HB kurşun kalemini kaybetmiştir, ağlayarak annene koşar. Annen senden yedek kurşun kalemini kardeşinle paylaşmanı ister. Yapmazsın çünkü iki gün önce kaybolan üç pokemon tasondan onu sorumlu tutmaktasındır. Terlik tehdidiyle karşı karşıya kalınca istemeye istemeye kalemini verirsin. Ağzın da boş durmaz bu arada.

    -Haram zıkkım olsun diye fısıldarsın çantandan Can Matematik dergini çıkarırken.

    Baban bir bakar, üç çocuğu da sehpaların üzerine tünemiş ödevlerini yapıyor, gururlanır. Aferin size, adam olacaksınız ileride der odadan çıkar. Şimdi ödevleri jet hızıyla bitirme zamanıdır. Ödevler yapılacak ki annen dolaptan atariyi çıkarmana izin versin. Tam ödevler bitmiştir ki kapı çalar, bir bakmışsın ki komşunun çocuğu gelmiş. Oh çete tamamlandı. Atariyi kurup sırayla oynamaya başlarsınız. Uçan Mario sen olursun, çünkü kardeşin hep Luigi ile oynamak ister. Kopa ile dövüşürken illa ki bir yerde yanarsın. Ah bir de kardeşin her kaybedişinde atariyi yumruklamasa …

    Uçan Mario`dan sonra sırayı Mortal Kombat alır, onu Bomberman izler. Kaybettikçe hırslanırsın, yeri gelir zafer çığlıkları atarsın yeri gelir öfke nöbetleri geçirirsin. Atariyi fişinden çeken annen seni bu hayal aleminden uyandırır. Komşu çocuğuna hadi oğlum sen artık evine git dedikten sonra hepinize banyo hazırlığı yapmanızı emreder. İşte o an dünyan başına yıkılır. Ban-yo! Bu buz gibi kış gününde. Ben temizim dersin, saçlarım kirli değil dersin, hatta ben banyo yapmayacağım diye ağlarsın ama annenin elinden kurtuluşun yok!

    Banyoda kiri pası iyice temizlenen havlusuyla beraber sobanın yanında dikilir. Saçlarından damlayan suların sobanın üzerinde saniyesinde buharlaşmasını izler. Baban bu arada akşam haberlerini izlemeye çoktan başlamıştır. Gündem yine kanlıdır. Hizbullah`ın domuz bağıyla işkence edip katlettiği iş adamından bahseder bu akşam tüm kanallar. İçin ürperir.

    Akşam yemeğini yerken baban sosyal bilgiler testinden kaç aldığını sorar. Göğsünü kabartarak yıldızlı beş dersin. Aferin kızıma aferin der. İnşallah matematiği sormaz diye dua edersin içinden. Çünkü iki almışsındır matematikten ve bu azar yemen için belli başlı bir sebeptir.

    Yemeğini yiyen masadan kaçmak istese de anne bırakmaz. Akşama kadar ev işinden belinin büküldüğünü size hatırlatıp tabakları mutfağa taşımanızı ister. Hızla bu işi de hallettikten sonra televizyon başına oturursunuz. Çünkü birazdan Şahane Pazar başlayacaktır. Anne sofra bezini topladıktan sonra halıyı hızlıca bir gırgırlar, sonrasında da mutfağa çayı koymaya gider.

    Çay, sonrasında da meyve eşliğinde ailecek Şahane Pazar izlenir, yanlış boya kutusuna zıplayan abilerin ablaların pantolonlarını nasıl mahvettiklerine hep beraber gülünür. Program sona yaklaşırken annen yavaş yavaş yer yataklarını sermeye başlar. Program biter, baban televizyonu kapatır. Sıcacık odada herkes uykuya dalar.

    Doksanlar mı çok güzeldi, yoksa ben o yıllarda çocuk olduğum için mi doksanları bu kadar mutlu yaşadım bilmiyorum. Tek bildiğim geçmişi çok ama çok özlediğim.

    Ercan

التعليقات