Bu son şiirimdir eeeey sevgili...
Kapandı madem bize gönül penceren ; ne hükmü kaldı artık, sevda yolunda yormanın dilimi... Ha sen ellere yarsın, ha çalınmış ispartalı kızın çeyizinden kilimi... Bilirim ! Arz - talep dengesini arzdan yana düzenler iktisat ilimi.... VE vizyona girmeden bitti ömrümün bu son filmi...
Şerif Korkmaz
Sen , en çok yağmur tanelerine benziyordun.
Yağınca bi kıyamet oluyordun ;
Güneşi gördüğünde beni yalnız koyuyordun....
Sen en çok yağmur tanelerine benziyordun.
VE bana , dünyayı karartsalarda bulutları sevdiriyordun.
Uzaktılar bana , lakin; her birisi SEN taşıyordu dünyama...
Bazen çok soğuk olduğun oluyordu , hatta donuyordun.
Karakış yağdırıyordun dünyama , ama olsun ;
Yinede yağıyordun yüreğime işte , VE yağdığın yerin ,
Katran olduğu kadar beyazdın....
Ap-aktın , sen en çok yağmur tanelerine benziyordun..
Bolluktun , berekettin , rahmettin ; ama gittin..
Eğer güneş baharın adıysa , ben boranı özledim,
Tipiyi , fırtınayı , ıslanmayı özledim,
Hele de bir ihlamur ağacının gölgesinde
Ayazda kalmış it misali titremeyi nasıl özledim.
En çok yağmuru özledim , Ve sen ,
En çok yağmur tanelerine benziyordun..
Senden önce dingindim , alabildiğince mutedildi yüreğim.
Sonra bir fırtına koptu..yenildim , gücüm yoktu.
Kırdı geçirdi , her bir yanımı bir mahzene soktu.
Yağmur damlalarının yekünüydü fırtına ,
VE fırtınadan şikayet eden yoktu..
Şimdi her yer günlük - güneşlik
Yağmur yağmıyor artık...
Saçlarım öpmüyor ensemi yağmur taneleriyle.
VE yüzüm okşanmıyor artık yağmurun elleriyle...
Kahrolası güneş , içime DAĞ gibi yağmur özlemi soktu...
Vay beee..Meğer benim fırtınaya özlemim ne çoktu...
Şerif KORKMAZ
Comments
Şerif
Bu son şiirimdir eeeey sevgili... Kapandı madem bize gönül penceren ; ne hükmü kaldı artık, sevda yolunda yormanın dilimi... Ha sen ellere yarsın, ha çalınmış ispartalı kızın çeyizinden kilimi... Bilirim ! Arz - talep dengesini arzdan yana düzenler iktisat ilimi.... VE vizyona girmeden bitti ömrümün bu son filmi... Şerif Korkmaz
Şerif
Sen , en çok yağmur tanelerine benziyordun. Yağınca bi kıyamet oluyordun ; Güneşi gördüğünde beni yalnız koyuyordun.... Sen en çok yağmur tanelerine benziyordun. VE bana , dünyayı karartsalarda bulutları sevdiriyordun. Uzaktılar bana , lakin; her birisi SEN taşıyordu dünyama... Bazen çok soğuk olduğun oluyordu , hatta donuyordun. Karakış yağdırıyordun dünyama , ama olsun ; Yinede yağıyordun yüreğime işte , VE yağdığın yerin , Katran olduğu kadar beyazdın.... Ap-aktın , sen en çok yağmur tanelerine benziyordun.. Bolluktun , berekettin , rahmettin ; ama gittin.. Eğer güneş baharın adıysa , ben boranı özledim, Tipiyi , fırtınayı , ıslanmayı özledim, Hele de bir ihlamur ağacının gölgesinde Ayazda kalmış it misali titremeyi nasıl özledim. En çok yağmuru özledim , Ve sen , En çok yağmur tanelerine benziyordun.. Senden önce dingindim , alabildiğince mutedildi yüreğim. Sonra bir fırtına koptu..yenildim , gücüm yoktu. Kırdı geçirdi , her bir yanımı bir mahzene soktu. Yağmur damlalarının yekünüydü fırtına , VE fırtınadan şikayet eden yoktu.. Şimdi her yer günlük - güneşlik Yağmur yağmıyor artık... Saçlarım öpmüyor ensemi yağmur taneleriyle. VE yüzüm okşanmıyor artık yağmurun elleriyle... Kahrolası güneş , içime DAĞ gibi yağmur özlemi soktu... Vay beee..Meğer benim fırtınaya özlemim ne çoktu... Şerif KORKMAZ