• Nehir

    Kalabalıklar için de yapayalnız hissediyorum kendimi, insanlar için de terk edilmiş. Dışarıda zor bir hayat, her akşam yeniden batan güneş ve içi soğutulmuş yürekler. Telaşlı yüzler görüyorum, düşünceli bakışlar. Herkes bir yerlere koşturuyor, herkes telaşlı. Kimse kimseyi farketmiyor, kimse kimseye bakmıyor. Gündüzün telaşı, kendini gecenin sessizliğine bırakınca, uzun yürüyüşler yapıyorum. Etrafımı seyrediyorum, sessiz sokakları. Bazen bir kedi geçiyor yanımdan, bazen bir dilenci. Karanlık gölgeler görüyorum, ıssız bir yalnızlık. Yürüyorum. Kaldırım taşları, üzerin de terkedilmiş hayatlar, kaybedilmiş ümitler. Düşünüyorum. "Nedir senin aradığın?" diyorum, "nedir bulamadığın"? Sorular soruyorum kendime, cevabını veremediğim, anlamını bulamadığım. Bir Yaşar Kemal geçiyor aklımdan, bir Dostoyevski. Ne anlatmak istiyorlardı diyorum, ne öğretmek. Bir dilenci daha geçiyor yanımdan. Duruyor, usulca yanıma sokuluyor. "Anlamadılar" diyorum, "anlamadılar". Ne onları ne de Kafkayı anlamadılar. "Seni de anlamayacaklar, boşuna yorma kendini." Yürüyorum. Karanlık ve nereye gittiğini bilmediğim bir yol da.

Comments