
ahmet kayanın ‘’bir menekşe kokusunda seni aramak var ya’’ sözünde ne söylemek istediğini bilmeyip ‘’ahmet kaya söylüyorsa vardır elbet bir bildiği’’ deyip kenara çekilirdik. keşke o menekşenin kokusuz olduğunu öğrenmeseydik be. bilmeden kalsaydık öyle. öğrendikten sonra başladı çaresizlik kavramının ne kadar acı olduğu.