• Dilek

    Hayatında bütün kapılar yüzüne kapanıyorsa sana bir şey

    anlatılmak isteniyordur. Gerçek kapıya yönelmen içindir. Sevenler

    ve sevilenler onun kapısını daima açık bulurlar. Diğerleri oradan

    içeri giremezler. Bir anne kucağını açtıysa çocuğunu bekler. Asıl

    şefkat kucağı, çocuğu içindir. Çocuk başka kapılara gitse de o şefkati

    bulamaz. Bu hareketi sadece annesini küstürür. Annesi şakacıktan

    saklanır onu izler, çocuk onu bulamadıkça ağlamaya başlar.

    Ne kadar çok annesini arar, ne kadar çok ağlarsa annesi de o kadar

    dayanamaz şefkat kollarını açar kendisini gösterir. Yavrusunu

    sarar, sarmalar gözyaşlarını siler.

    Çocuğun o andaki huzurunu ve mutluluğunu bir düşünün

    dünyada hangi haz bunun yerini tutabilir, mutluluk, huzur işte

    budur. İşte bizde böyle bir dönüş yapabilsek salyalar, sümükler

    içinde hüngür hüngür ağlayıp pişmanlığımızı dile getirip o kucağa

    kendimizi atabilsek, başka kapılara gittiğimiz için özür dilesek O

    merhamet kucağı bize de açılır. Zaten hayatımızdaki tüm kapıların

    kapanması o merhamet kucağına dönmemiz içindir. Bunu ne

    kadar çabuk algılarsak, kapı kapı dolanmadan o kapılar yüzümüze

    birer birer kapanmadan merhamet kucağına dönersek bizde sarılıp

    sarmalanır gözyaşlarımız silinir ve hayatımızın geri kalanı o kucakta

    geçer. Unutmayalım ki bizler üvey evlat değil özüz öz. Artık

    başka kapılarda beklemekten, itip kakılmaktan, kapıların yüzü-

    nüze kapanmasından bıkmadınız mı?

التعليقات