
Her şey boşmuş be Anne. Hiç bir şey senin yerini dolduramıyormuş, hiç kimse sen gibi sevmiyormuş. Meğer senin sevginmiş beni ayakta tutan, senin gözlerinmiş benim ışığım, senin kucağınmış benim huzurum. Ve senin o koskocaman yüreğin var ya; hani bütün acını, bütün kederini, bütün üzüntünü içinde biriktirdiğin o yüreğin; ben ölünce beni işte oraya gömsünler Anne. Şimdi yanımda olsan, sana sımsıkı sarılır bırakmazdım Anne. "Gitme" derdim, "beni bırakma Anne, sen olmayınca hep üzüyorlar beni, sen olmayınca kimse anlamıyor beni, sen olmayınca ben hep susuyorum." Biliyormusun Anne, geceleri hep sen geliyorsun aklıma, yatağıma girip başımı yastığa koyunca yüzün geliyor yüzümün önüne. Beni uyuttuğun günleri hatırlıyorum. Sonra ağlıyorum, her gece ağlıyorum Anne. Sen hep derdin ya bana "üzme babanı" diye, üzmüyorum anne. O duymasın diye gizli gizli ağlıyorum. Ne zaman aklıma düşsen, içime atıyorum seni. Bazen dayanamıyor, seni soruyorum babama. "Dünyadaki en güzel yüreğe sahipti" diye başlıyor her defasında ama sonunu getiremiyor, gözleri doluyor, nutku tutuluyor. Sonra pişman oluyorum sorduğuma, yine hayallerimde yaşatıyorum seni. Babama söyliyemiyorum ama ben çok yoruldum anne, sensiz yaşamaktan çok yoruldum. Ben seni çok özledim Anne.

Comments