• Zeynep

    Yaşamayı ciddiye alacaksın,

    yani o derecede, öylesine ki,

    mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,

    yahut kocaman gözlüklerin,

    beyaz gömleğinle bir laboratuarda

    insanlar için ölebileceksin,

    hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,

    hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,

    hem de en güzel en gerçek şeyin

    yaşamak olduğunu bildiğin halde.

    Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

    yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

    hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

    ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,

    yaşamak yani ağır bastığından.

    Nazım Hikmet Ran