• Nuya

    seni yalnızlığından tanıdım

    kirpikleri kırık çocuk

    çiğneyip durduğun dudaklarından.

    gözlerin küllenmiş yangın yeriydi

    bir eylül göğünün bulut kümeleri

    donuk bakışlarında;

    hüznün nasıl da benziyordu

    benim ilkgençliğime

    ellerinden tanıdım seni

    yüreğinin yansısı tedirgin ellerinden.

    bir uzak boşluğa yağmur yağıyordu

    -anılardan anılara ince çizikler…-

    yüzün bir türkü sonrasının

    kederli dalgınlığında;

    güldün mü, ben mi yanıldım, bilemiyorum

    ağıt gibi bir alay dudak uçlarında

    gücenik duruşundan tanıdım seni.

    seni kendimden tanıdım çocuk;

    yüreği sürekli çiğnenen bir yol

    gövdesi acılardan acılara köprü…

    biraz öfke, biraz umut, çokça onur

    olan kendimden.

    eğildim öptüm yıkık alnından

    uzaktın, kıyamadım sessizliğine

    biraz daha dedim içimden, biraz daha;

    gün olur, onuru güzel çocuk

    acı da yakışır insanın yüreğine.

    ŞÜKRÜ ERBAŞ

Comments