
Peki, bize karşı kötü bir fiil işlendiğinde nasıl davranacağız.
Yani diğer misafirlerden bize bir hak ihlali olursa nasıl
davranacağız. Nefsimizi rahatlatmak istiyorsak kısas yöntemine
göre karşıdaki kişiye cevap verebiliriz ya da onu affeder ev sahibinin
adaletine bırakırız.
Sana affedilmeyecek kadar büyük hata yapan birine, akıl
sınırlarının bittiği yerden başlayacak bir ceza vermek istiyorsan
bütün samimiyetinle affet, hissedilen her şeyi arşivleyen kader,
kendisi ile en iyi biçimde ilgilenecektir.
Şems-i Tebriz’i
Affetmekle aslında diyoruz ki Allah’ım esas affetmek sana
mahsustur. Bu misafirin bana kötü davranışta bulunmuştur. Yargılayıcı
sensin, ister affet, ister ceza ver. Hüküm verici sensin.
Allah adili mutlaktır. Çok çabuk yargılayıcıdır. Yargılar ve kim
ne hak etti ise onu ona verir. Kim neyi hak etmişse yaşantısının
bir kısmında karşılığını bulur ama bizim egolarımız o kadar şişmiş
ki, hepimiz birer tanrı olmuşuz. Ev sahibinin yerini aldığımızı
zannetmişiz, misafir olduğumuzu unutmuşuz, hüküm verir hale
gelmişiz. Hatta cezayı da biz vermek istiyoruz. Çünkü nefsimiz, egomuz ancak öyle tatmin oluyor.
Commentaires
Dilek
Merhaba..bu ara görüşemedim bilgim yok malesef..