• Sahin

    MÜKEMMEL BİR DURUM FIKRASI......

    Küçük kasabanın birinde, bir caminin tam karşısında arazisi olan adam,

    arazisi üzerine bir genelev inşa etmeye başlamış.

    İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler, ancak mal sahibinin kendi

    arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı

    çıkamamışlar. Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu

    genelev için hergün beddua etmekten öteye geçememiş.

    İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir

    yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.

    Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek

    görmemişler,

    ancak genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direk veya indirek

    olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddası ile camiye karşı tazminat davası

    açmış.

    Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi

    bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler,

    Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da

    kabul etmemişler.

    Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkemeye günü geldiğinde hakim dosyayı

    dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:

    "Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum," demiş.

    ....Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var.

    Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi,

    diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati...!"

    Nefis bir anektod.. Aynen günümüzde olduğu gibi Kimi dinsizlerin menfaat ve

    çıkarları uğruna nasıl dindar gözüktükleri ile, kimi dindarların çıkarları

    uğruna nasıl dini inkar ettiklerinin hikayesi

    Sahin

Comments