
Kara Ahmed isminde yiğit mi yiğit bir pehlivanımız vardı.1899 yılının Aralık ayında Fransada düzenlenen ilk Dünya Güreş Şamp.da finalde Fransızların ünlü güreşçisini yere serip Cihan Şampiyonu ünvanını almıştı. Bu aynı zamanda Dünya Şampiyonu olmuş ilk güreşçimiz anlamınada gelmektedir.
10 Ocak 1900 yılındada yine Fransız ların hatta dünyanın en iyi güreşçisini yenip Şampiyonlar Şampiyonu olup dünyanın en büyük güreşçisi ilan edilmiştir.
Onu gören Fransız adil bir ailenin kızı olan Juliette kendisine aşık olmuş, Kara Ahmedin peşinden İstanbul a gelmiştir. Müslüman olup Kara Ahmed ile evlenmiştir.
Talihsizlik o ki , Kara Ahmed 31 yaşında kalp krizi geçirip vefat etmiştir ve Eyüp Sultan Camisinin arkasındaki kabristana defnedilmiştir.
Rivayete göre defnedildiği gece mezarından sesler duyulup yetkililere haber verilmiş, mezar açılınca Kara Ahmed in eli, yüzü, göğsü kan içinde olduğu yani kendi tırnakları ile vücudunu parçaladığı görülmüş. Buda Kara Ahmed in kalp krizi sıradında kendini kaybettiği, öldü sanılıp diri diri toprağa gömüldüğü anlamına gelmektedir.
Bugün mezar taşında yazan şiirin başında " Hüvel Hallakul Baki ( sonsuz olan Allah tır " yazar. Evet baki olan Allah tır ve her canlı fanidir. Fanidir fani olmasına ama bize düşende , bu coğrafyada kayda değer iz bırakan bu toprakların çocuklarına vefa göstermektir.
O çağın dev güreşçilerini mindere yapıştıran bu büyük güreşçimizi unutulmaya mahkum etmek bize yakışmasa gerek....

Comments