• Dilek

    İslâm toplumu, müminlerin oluşturduğu ve esası iman üzerine kurulu bir kardeşlik ve arkadaşlık toplumudur. Bu arkadaşlıkta bağlar, akide bağıdır, Allah'a itaat ve Resulüne itaat bağıdır. Bu cemiyette arkadaşlıklar ve dostluklar, dünya menfaati için kurulmaz. Arkadaşlıklar, ahirette resullerle, sıddîklarla, şehitlerle ve salihlerle beraber olmak ve Allah'ın ahiretteki nimetine nail olmak için kurulur. Bu ulvî gaye için kurulan arkadaşlıkları Allah Teâlâ "görülmeyen askerleriyle" desteklemektedir:

    Hatırlanacağı üzere. Ebû Bekr es-Sıddîk ile birlikte Medine-i Münevvere'ye hicret eden Resulullah (s.a.s.)'ı müşrikler yolda yakalamak için çok sıkıştırmışlar, her ikisi de bir mağaraya saklanmışlardı. Hz. Ebû Bekr Sıddîk'ın bu arkadaşlığına ve desteğine Allah Azze ve Celle de görünmez ordularla destek olmuştur. Allah sabredenlerle beraberdir.

    Buna karşılık isabetle seçilemeyen arkadaş ve dostlar, insanı hem dünyada hem ahirette felâkete sürükler. Felâket gelip çatınca da hemen uzaklaşır giderler. Onları çevrelerindeki insanlara bağlayan şey menfaatleridir. Menfaatlerinin bittiği yerde dostlukları yok olur gider. Halbuki hakiki arkadaş kişinin, "kara gününde", felâket anında yanında bulduğu arkadaş ve dostudur.

    Dost ve arkadaşlarını Allah'a kavuşmayı reddeden, arzu, hevâ ve şehvet düşkünü kişilerden seçenlerin dostluklarına şeytan destek olmakta ve onları yalnız bırakmamaktadır. Bunların, Allah'ı anmaktan uzaklaştıkça şeytan ile dostlukları artar. Şeytan devamlı olarak ona fısıldamaktadır. Yaptıkları fenalığı hoş göstermekte, gittikleri yolun doğruluğunu onlara telkin etmektedir. Ama:

    "Nihayet bize gelince der ki: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı. Ne kötü arkadaşmışsın sen." (Zuhruf, 43/38)

    Dilek

Comentários