Nedir senden geriye kalan eeey ceylan gözlü...
Sen pınarlara inmez olalı ben , susamıyorum artık....
Biliyorsun ceylan ürkeğim ;
Bir hercai menekşe kokusudur beni sarhoş eden ,
Bir de o ,güldüğünde , cennet bahçesi olan gamzen...
Sanırsın ki giderken ılıman bıraktım iklimleri ...
Mutedil esmekte kalanın gönlünde meltem...
Ben vaha beklerken , e çöl fırtınaları estirdin yüreğimde
Ne tufanlara baş kaldırmışdı bu yürek ,
Ne tayfunlara karşı koymuşdu gülerek...
Bak , gör erimişliğimi ; övünebilirsin eserin ile
GÜLEREK...
Şerif Korkmaz
Sen , en çok yağmur tanelerine benziyordun.
Yağınca bi kıyamet oluyordun ;
Güneşi gördüğünde beni yalnız koyuyordun....
Sen en çok yağmur tanelerine benziyordun.
VE bana , dünyayı karartsalarda bulutları sevdiriyordun.
Uzaktılar bana , lakin; her birisi SEN taşıyordu dünyama...
Bazen çok soğuk olduğun oluyordu , hatta donuyordun.
Karakış yağdırıyordun dünyama , ama olsun ;
Yinede yağıyordun yüreğime işte , VE yağdığın yerin ,
Katran olduğu kadar beyazdın....
Ap-aktın , sen en çok yağmur tanelerine benziyordun..
Bolluktun , berekettin , rahmettin ; ama gittin..
Eğer güneş baharın adıysa , ben boranı özledim,
Tipiyi , fırtınayı , ıslanmayı özledim,
Hele de bir ihlamur ağacının gölgesinde
Ayazda kalmış it misali titremeyi nasıl özledim.
En çok yağmuru özledim , Ve sen ,
En çok yağmur tanelerine benziyordun..
Senden önce dingindim , alabildiğince mutedildi yüreğim.
Sonra bir fırtına koptu..yenildim , gücüm yoktu.
Kırdı geçirdi , her bir yanımı bir mahzene soktu.
Yağmur damlalarının yekünüydü fırtına ,
VE fırtınadan şikayet eden yoktu..
Şimdi her yer günlük - güneşlik
Yağmur yağmıyor artık...
Saçlarım öpmüyor ensemi yağmur taneleriyle.
VE yüzüm okşanmıyor artık yağmurun elleriyle...
Kahrolası güneş , içime DAĞ gibi yağmur özlemi soktu...
Vay beee..Meğer benim fırtınaya özlemim ne çoktu...
Şerif KORKMAZ.
Kommentare
Saim
bende yorulmusum hayat
Şerif
Nedir senden geriye kalan eeey ceylan gözlü... Sen pınarlara inmez olalı ben , susamıyorum artık.... Biliyorsun ceylan ürkeğim ; Bir hercai menekşe kokusudur beni sarhoş eden , Bir de o ,güldüğünde , cennet bahçesi olan gamzen... Sanırsın ki giderken ılıman bıraktım iklimleri ... Mutedil esmekte kalanın gönlünde meltem... Ben vaha beklerken , e çöl fırtınaları estirdin yüreğimde Ne tufanlara baş kaldırmışdı bu yürek , Ne tayfunlara karşı koymuşdu gülerek... Bak , gör erimişliğimi ; övünebilirsin eserin ile GÜLEREK... Şerif Korkmaz
Şerif
Sen , en çok yağmur tanelerine benziyordun. Yağınca bi kıyamet oluyordun ; Güneşi gördüğünde beni yalnız koyuyordun.... Sen en çok yağmur tanelerine benziyordun. VE bana , dünyayı karartsalarda bulutları sevdiriyordun. Uzaktılar bana , lakin; her birisi SEN taşıyordu dünyama... Bazen çok soğuk olduğun oluyordu , hatta donuyordun. Karakış yağdırıyordun dünyama , ama olsun ; Yinede yağıyordun yüreğime işte , VE yağdığın yerin , Katran olduğu kadar beyazdın.... Ap-aktın , sen en çok yağmur tanelerine benziyordun.. Bolluktun , berekettin , rahmettin ; ama gittin.. Eğer güneş baharın adıysa , ben boranı özledim, Tipiyi , fırtınayı , ıslanmayı özledim, Hele de bir ihlamur ağacının gölgesinde Ayazda kalmış it misali titremeyi nasıl özledim. En çok yağmuru özledim , Ve sen , En çok yağmur tanelerine benziyordun.. Senden önce dingindim , alabildiğince mutedildi yüreğim. Sonra bir fırtına koptu..yenildim , gücüm yoktu. Kırdı geçirdi , her bir yanımı bir mahzene soktu. Yağmur damlalarının yekünüydü fırtına , VE fırtınadan şikayet eden yoktu.. Şimdi her yer günlük - güneşlik Yağmur yağmıyor artık... Saçlarım öpmüyor ensemi yağmur taneleriyle. VE yüzüm okşanmıyor artık yağmurun elleriyle... Kahrolası güneş , içime DAĞ gibi yağmur özlemi soktu... Vay beee..Meğer benim fırtınaya özlemim ne çoktu... Şerif KORKMAZ.
Samet
Slm
Şerif
Doldur evlat... Doldur, gam dolar gibi yüreğime, doldur saki.. Madem ki güneşim batmış, bana ne erguvandan, şimdi bütün renkler haki... Şerif Korkmaz
Mahsum
oyun oynamiyrm bn
Mahsum
ne oyun gonderiyosun habire