
Kaç saat geçer böylece bilmem
Bir el dokunur omuzlarıma
Başımı kaldırırım bir siluet belli belirsiz
Haydi baba der gitme saati.
Kalkarım sendeleyerek, yüküm ağır belli ki
Evin yolunu tutma vaktidir şimdi
Yürürüm yavaş yavaş dizlerim mecalsiz
Gücendirmem, bir sağından giderim yolun, bir solundan
Her kaldırım taşını ziyaret ede ede.
Savrulurum fırtınaya tutulmuş sandal gibi
Bazen alabora olurum, birisi tutar kaldırır elimden.
Her yerde seni görürüm, her şeyle iç içe
Sanki afişlerinle donanmış tüm caddeler
Ama uzanırım dokunamam erişilmez hayaline.
Bir hasret türküsüdür mırıldanırım içimden
Yürürüm yürürüm nereye gittiğimi bilmeden.
Sabah güneşin ışıkları vurur gözlerime
Kim yatırdı beni, kim çıkardı seni üstümden
Bir dönme dolap döner durur ben kefesinde
Her gün seni yaşarım, her gün yeniden yeniden
Comments