
balkondaydı şair ; havanın kasavetine inat çırılçıplaktı yüreği..etrafta herkesin ırmak başı dedikleri yere dikmişti gözlerini..parmakları arasındaki cigarasını hiç dudaklarından geri çekmeden sık sık nefesleniyordu. .cenk meydanında iki azılı ordunun birbirine girmeleri gibi birbiri içine giren bulutlardaydı gözü...tevekkül haliydi belli ki , özgürlüğü ve gücü görüyordu sanki ''ırmak başında''.öyle sine ufuktaydı ki balkon kapısının açıldığını duymadı bile..kudreti azametinde saklı bir gölge seyre koyulmuştu şairi..bir süre sonra ''oğlum'' sesi çıktı o gölgeden ama nafile ; şair hala bulutların arasındaydı ve hayatın kılıç darbelerine kolunu kalkan etmişti...yada gölge öyle sandı.zira başı fena halde ağırıyordu ve sağ elinin baş ve orta parmağıyla şkaklarına tayzik uyguluyordu..gölge biraz daha yükseltti sesini ; ''oğluuum''.ırkıldı şair ; ''Anne'' dedi , anne , senmiydin...ayaklarının altından konuşuyor gibiydi anne , cennetten gelen bir ses gibi ; yumuşak , mis kokulu , ölüyü diriltecek kadar muhteşem bir eda ile , neyin var oğlum , dakikalardır seni seyrediyorum , dalmış gitmişsin dedi.yok bişey anne , yok bişey....başım biraz ağırıyor sanki dedi şair...o dağ gibi kadın sanki bir nefes buhar oluvermişti o anda , beti-benzi saradı , bir adım daha attı oğluna doğru kuçakladı yavrusunu , başını göğsüne bastırdı ve ; ÖPERİM GEÇER ŞİMDİ OĞLUM diyebildi...
----geçmiyor işte anneeee geçmiyooor....geçmiyor , geçmiyor , geçmiyor....lanet olsun...seni bu akşam öyle özledim ki anne , öpmesende olur , yeter ki GEEEL.....
Şerif KORKMAZ

Comentarios