











GELİRSEN SENİ KARŞILARIM YAR
Göz fenerlerime işleyen sana olan hasretlerle
mem û zin aşkını binlerce kez aşan sevdalarla
bahardan kalma biriktirdiğim gül ve nergizlerle
şu göğsüme çokça iz düşen tarifsiz özlemlerle
yüreğimden ta okyanuslara taşan dev ümitlerle
Birgün ülkeye gelirsen seni karşılarım yar ...
Altımda rüzgar hızında koşan rehwan atlarla
desteğini hep hissettiğim devrimci dalgalarla
solum"da beni hiç yalnız bırakmayan dağlarla
tüm benliğimi çepeçevre saran mor umutlarla
ben gibi seni görmek için can atan duygularla
Birgün ülkeye gelirsen seni karşılarım yar...
Paytext Amed şahitlik etsin dev heyecanıma
dört parça Kürdistanım ortak olsun sevincime
mutluluk kuşları şarkılar mırıldasın her yanıma
İlmin simgesi sarı güneş düşsün avuç içlerime
bütün mevsim"lerde gözlerin değsin gözlerime
Birgün ülkeye gelirsen seni karşılarım yar...

YEGANE DÜNYAMSIN SEN
İstisnasız bütün mevsimleri bahara ayarlanan
görseliğiyle başka gezegende emsali olmayan
içindeki akarsuları hep zemzem suyunu andıran
kuş sesleri tam bir senfoni orkestrayı çağrıştıran
Gece ile Gündüzleri Güneşle pırıl pırıl aydınlanan
eşi benzeri olmayan yegâne dünyamsın sen...
Venüs'ün o harika vadisinde bir gelincik tarlası
Mars"ta etrafı dikenle örülmüş bir çilek bahçesi
Ay"ın gözelerinde şırıl şırıl akan bir su şalalesi
Cennet"e bahsi geçen enfes bir al şarap deresi
senki bu cihanın adı sanı duyulmamış efsanesi
eşi benzeri olmayan yegâne dünyamsın sen...
Xerzan ellerinde sabah doğan güneşin kendisi
Gül ve çiçeklerle süslü o Mereto dağının zirvesi
Saatte sayısız dalgalanan yüreğimin her nefesi
başımı huzurla dayadığım göğsümün ak köşesi
doğma büyüme Kürdistan"lı şair Baz ""ın kıblesi
eşi benzeri olmayan yegâne dünyamsın sen...

BİZİMLE GURUR DUYSUN BU ŞEHİR
Havada sevgiyle uçuşan çift benekli kuşları
aşkı öğretiğimiz beyaz kanatlı o kelebekleri
dağlardan geceleri sulara inen ak ceylanları
yıldırım hızında koşan evcil boz at ve tayları
kûrd orjinli türkümüzü şakırdayan bülbülleri
Bizimle gurur duysun bu şehir ...
Birlikteliğimize ev sahipliği yapan sokakları
gülüşümüze şahitlik eden park ve ormanları
performansımıza tanık o kanlı dağ ve ovaları
ilkez sevdalıları görmüş gibi bakan ırmakları
bizleri görünce aydınlığı artan şehir lambaları
Bizimle gurur duysun bu şehir...
Hep yar"a benzetiğim gecedeki dolunayları
Sarı saç tellerine taktığım gökteki yıldızları
odur diye şanslı tabir ettiğim kızıl güneşleri
çokça ıslanmak için beklediğim yağmurları
sizlere sağanak gibi hediye ettiğim şiirleri
Bizimle gurur duysun bu şehir...

EKİM"İ BAHAR EYLEYELİM YÂR
Bir genç kız gibi pırıl pırıl süslensin dağlarımız
yemyeşile bürünsün bire yüz veren ovallarımız
deli bir at gibi kişnesin masmavi akarsularımız
iliklerine kadar ilkbaharı yaşasın şu kentlerimiz
sevdiğin meyvalara dursun bağ û bahçelerimiz
gel seninle ekimi bahar eyleyelim yar...
Boy boy sayısız tomurcuklar açsın sevdamız
bir anlamıyla Nisanda karar kılsın duygularımız
Helqis"in doruklarında çadır kursun sevincimiz
seninle gökyüzünün maviliğine değsin neşemiz
binlerce hektarlık araziye kazılsın bu destanımız
gel seninle ekimi bahar eyleyelim yar...
Fırat ve Dicle gibi birbirine kavuşsun ellerimiz
tez zamanda bir bir gerçekleşsin hayallerimiz
dertlerden arınsın mora evrilsin tüm yıllarımız
kızıl halılarla döşensin vuslata çıkan yollarımız
gün gün saat saat seninle aynı olsun ömrümüz
gel seninle ekimi bahar eyleyelim yar...



AH BİR GELSEYDİN YÂR
O soğuk kış gününde bir güneş doğardı içime
tabibini gören hasta gibi şifa gelirdi şu canıma
gül û çiçekler tomurcuklar açardı yüz hatlarıma
güç__kuvvet pombalanırdı pençe ve ayaklarıma
Cegerxwince bir şiir dolandırdı kûrdevari dilime
Ah bir gelseydin yâr...
Çaktırmadan o posterini asardık şehrin girişine
Amed surları candan gôvende dururdu gelişine
rüzgarlar stranlar söylerdi o masmavi gülüşüne
durmadan bir yağmur yağardı bendeki özlemine çifter çifter kırmızı halıları sererdik o ayaklarına
Ah bir gelseydin yâr...
Sevinçten kanatlanırdı yüreğimdeki güvercinler
dört mevsim seviyoru gösterirdi mor papatyalar
bir ömür yeterdi baharı yaşayan bendeki keyifler
dağlar"daki karları eritirdi göğsümdeki coşkular
elelle tutuşurken bizleri kıskanırdı Mem û Zinler
Ah bir gelseydin yar

SENİNLE KOLKOLA YÜRÜRKEN
Tarifi imkansız bir heyecan dolanır yüreğime
yirmisine yeni basmış bir güç gelir bedenime
büyük özgüven yerleşir benim bütün halerime
kıpır kıpır sevinç vurur birbütün yüz hatlarıma
ağır bir yük iner omuzlarımdan ayak önlerime
seninle kolkola yürürken alnımın yazısı...
Sankide bir cennet bahçesi görünür gözlerime
bir çift beyaz güvercin konar ha şu sol yanıma
Nergiz kokusu yayılır bu faili meçhuler şehrime
duam kabul diyen annemin sesi gelir kulağıma
hüsnü cemalin güneş gibi şevki vurur can evime
seninle kolkola yürürken alnımın yazısı...
O anda benim için bahar olur bütün mevsimler
hiç durmadan sevdiğim şarkıları söyler görseler
taşkın seler gibi sana akar zapedilmez duygular
saniye saniye zihinime kazılır o an ve zamanlar
delikanlı geçmişe götürür gözlerindeki o renkler
seninle kolkola yürürken alnımın

SANA KÜSMÜŞEM RONYA
Neden mi ? kaç zamandır gelmedi bir selamın
hasret kaldım duymadım ki o zarşêrin kelamın
hiç izahını anlamadım sahi yoktur bir meramın
sorduğum o kuşlar"da söylemedi nedir ahvalin
unutmuşam ya gözlerimde canlanmıyor hayalin
sahiden sana küsmüşem Ronya...
Gelmeyeli sen diye sabahları sarı güneşte ısınır
sinirlenince asabi bir çocuk gibi karlara sarılırım
bazen"de olmadık şeylere kalkışır kendimi unutur
sana benzeyen bahçedeki çiçeklerle konuşurum
seninle özdeşleştirdiğim kevok'larla havalanırım
sahiden sana küsmüşem Ronya...
Buraya yazıyorum gelmezsen yakarım nehirleri
Don_kişot gibi tek başına basarım dev şehirleri
ateşe veririm alnımıza yazılmış çaput kaderleri
ölümden öte köy yok ki Baz"ım aşarım engeleri
gönlünü hoş edelim sevindirelim mem û zinleri
sahiden sana küsmüşem Ronya...