
( Güzel insanların affına sığınarak...)
Şunu farkettim: 'Bu hayatta aklından memnun olmayan ve dürüstlüğünden emin olmayan birini daha görmedim.' Peki durum böyleyken bu kadar yanlış fikir ve eylem, bu kadar yalan dolan arkadaşlıklar, dosluklar ya da ilişkiler nasıl oluşuyor?
Bu durum aklıma şu tanıdık soruyu getiriyor:
"Mademki herkes namuslu bu kadar orospu çocuğunu kim doğurdu?"





Orasını burasını önüne gelene açan aynı zamanda edebi, felsefi cümleler alıntılayıp kitap yüzü görmeyip de kendisini aydın, Cumhuriyetçi sanan arkadaşlara sesleniyorum:
Zannetiğiniz kişiler değilsiniz, olamazsınız öyle de görünmüyorsunuz. Sizi tanımlayayım mı? Siz tam da "Yaşadığınız Coğrafyasınız" yanisi mi? Batı'nın ahlaksızlığı ile Orta Doğu'nun cehaleti arasında sıkışıp kalmış ve bunu kabul edemeyenlersiniz!



Bir psikologtan şunu duydum hiç unutamıyorum :
"Kendinden emin olmaya alışık değilsen özgüven kibir gibi gelir, pasif olmaya alışkınsan hakkını savunmak saldırı gibi gelir ve eğer ihriyaçlarının karşılanmasına alışkın biri değilsen kendini önceliklendirmen bencillik gibi gelir." ( bu yüzden eleştiri yaparken önyargılı olmamak gerekir çünkü alışa gelmiş konfor alanın her zaman için doğru kıyaslamaya ölçüt olmayabilir.)


