Gökhan
Gökhan, 48

Bana doğru konuşuyo' ben, ben, ben

"Biraz sakin olman gerek", derken ben

Bana doğru konuştum, "Bıktım gerçekten"

"İyisi mi sessizlik", derim

Über uns
  • Backgammon (Lieblingsspiel)
Fotos
  • Gökhan

    Seni özlemiyor değilim ha

    Sadece yollarını gözlemiyorum

    Düşlerimde bahçesinde kaç çiçeğin katilisin

    Bilsen, başka bir şey söylemiyorum

    Hırs fazla zararlıdır hırslanana

    Yağmur ıslanana, ilişki kıskanana

    Dayanmaz iki topuğum hızlanana

    Ve sen bu şehre geç gelen bir yağmursun ıslanamam

    Umarım mutlu olursun, kaf dağından inip

    Bir yıldönümü kutlar, inandırır aşka biri

    Ve gelir hizasına gözlerinin, aşk kadehi

    Ben bile beni unuttum, bu başka biri

    Sanırım çok önceden yalnızlığa vardı meyilim

    Ben hiçbir sorunun cevabı değilim

    Bir kağıt, bir kalem, bir çay kuru bir akşam

    Ülkenin duvarlarında ismi yazan deliyim

    Elimde kalem, kulağında nağmeler var

    Daha bir balıkçı oltasında yakan kalmış

    Bu his derin, sırtıma batan sarnıç

    Şu mendili al sil dudaklarında yalan kalmış

    En çok aç kalan ilk önce tadanlarmış

    Günleri unuttum demek ki sorun zamandaymış

    Bu his derin, sırtıma batan sarnıç

    Şu mendili al sil dudaklarında yalan kalmış

  • Gökhan

    Beni kimse sevmedi sen gibi içim direnir

    Senin yokluğundan bu yana gönlüm aşk dilenir

    Şimdi yüküm ağır dolu bir dert treni

    Seni kırdığım için özür dilerim

    Üzgünüm sana ayırmadığım saatlere

    Üzgünüm sana uğramadığım günlere

    Kırgınım eline dökmediğim güllere

    Kırgınım yüzüne bakmadığım dünlere

    Beni kimse özlemedi sen gibi vefasızlık ömrüm

    Pişmanım sürekli ilgisizlik gördün

    Kendi kazaklarımı liğme liğme etlerinden ördüm

    Yüzüne bakmaya yüzüm yok ışıklarını söndür

    Hayalet gibiydim seni anlamamak inancımdı

    Kalbinde kiracındım

    Meğer döktüğün her gözyaşı bir dar ağacıymış

    Özlemek sana direnmekten acıymış

    Velakin pişmanım inanmasan da

    Görmesen de sesimi duymasan da

    Senden bir beklentim yok be gülüm olmasın da

    Bu basit bir mektup gözlerin dolmasın da

    Benim gibi birini kalbin nasıl olurda sevdin

    Nasıl olurda yıllar yılı gülümsemeni verdin?

    Bak şimdi uzaktasın tek başıma bu derdi

    Kafamı duvara vurarak taşıyorum kadın kendimi yendim

    Kendime kızgın kendime kırgınım

    Artık azalttım şu mürekkepli zıkkımı

    Her dokunuş sen kendimden alamıyorken hırsımı

    Al yokluğun sende kalsın tılsımı

    Bana acılarını yolla kadın haketmiyorsun

    Evde düzine düzine fotoğraf yetmiyorsun

    Yaralarını kapat haketmiyorsun

    Hala neden seviyor naz etmiyorsun

    Kadın sevme beni, ben seni haketmiyorum

    Kalbin çığlık çığlığa atarken yetmiyorum

    "Üzülme demişsin", şikayet etmiyorum

    Nasıl olur da üzülmem pişmanlık kendi yolum

    Yollarına dar ağacı kur artık uzanamayım

    Bilirsin sessiz bir sinemayım

    Bu sana yolladığım risalenin son balayı

    Şu zıkkıma koydum yine cebimdeki son parayı

    Bir rüzgâr eser bir gülden ömür gider

    Bir kömür karası gözüm bir gün bu zulüm biter

    Bir gün doğarız belki o gün biz ölümlüler

    Bir yerde yanarız elbet, iz kalır gönül tüter

    Beni kimse duymadı sen gibi ne garip adamım

    Boş bir odada simsiyah bir ekran kadarım

    Artık ısıtmıyor içimi közden hırkalarım

    Çünkü insanların soğuk yüzüne kanarım

    Bıraktım kumarı bıraktım yalanı

    En çok elimden yok olmana yanarım

    Artık uyku da yok özlemiyorum sanırım

    Seni binbir çiçek kokusunun mabedinden tanırım

    Beni kimse sevmedi sen gibi ömrüm kurusun

    Sen şu an odamda en yalancı konusun

    Biliyorum sen benden daha da fazla dolusun

    Ama ne çare aklımda çözemediğim sorusun

    Oynadığım en büyük kumarsın

    Orası yaz belki burası kış masalı

    Sevgine yenik düşüp girme kalbe incecik

    Burası en büyük yaran ya belki donarsın

    Nitekim kırık bir kalbe düştük

    Elimde tek silahla harbe düştüm

    Seni mi kurtarayım, kendimi mi?

    Kalp kalbe ait fakat kalp kalpten neden üstün

    Artık severiz de dün gibi gelmez tadı

    Artık ölsekte faydası yok kalmaz adı

    Artık ne yapsam da dün gibi olmaz tadı

    Neyse sen beni sevme kadın

  • Gökhan

    Terk edip ardından baktıklarımın

    Üzerine uçar geride külüne sarılan yanmış eski sayfalarım

    Rüzgârın asisi koluna girmiş yaktıklarımın

    Şu an vardım yanındayım kendime kattıklarımın

    Şu son nefesi aranızda artık pay edin

    Bu ağır anlamların altlarında ezilmiş lain hain, vahim hâlin

    Diyo' kâhin, "Bu sen değilsin, ner'de senin sahin?"

    Yaşlı çocuk sakin

    Sen güzel gör öyle, bence hepsi çirkin

    "Tek ayak üstü yüzün üstü yalan", der o pişkin

    Benim karnım yalanlara pek tok ve şişkin

    Kin tarlası sevgi vermez kin oldukça ekinin